Acı söz yedirmeyin de ne yedirirseniz yedirin!
Acı söz yedirmeyin de ne yedirirseniz yedirin!
Bir insana anlık bir öfkeyle şamar atarsınız. Canını yakarsınız. Kısa sürede acısı geçer. Hayatımız boyunca unutamadığımız ve hala acısı hissettiğimiz bir şamar yoktur herhalde. Ancak “dil yarası” öyle çabuk geçmez…
Acı söz yedirmeyin de ne yedirirseniz yedirin!
Can acısı çabuk geçer de gönül acısı ağır gelir insana.
El acısı çabuk unutulurda, dil acısı uzun süre canını yakar insanın. Söz’ün acısı el’in acısından çok daha fazla yakar insanın canını.
En çok kırıldığımız insanlar ve olaylar üzerinde düşündüğümüz zaman, aklımıza canımızı fiziki olarak yakan insanlar değil, yüreğimizi inciten insanlar gelir. Herhangi bir insanın söyleyeceği ağır bir sözü umursamayız. Ancak çok değer verdiğimiz bir insanın arkamızdan konuştuğunu duyunca üzülürüz.
İlkelerinden taviz vermediği için sıkıntılar yaşayan bir dostum, çok değer verdiği bir insandan “Bu yaşa geldin de hala dünyada bir dikili taşın bile yok!” sözünü duyunca ne kadar yıkıldığı anlatmıştı. Aylarca kulaklarında çınlamış bu söz.
__________________
Dünya bir gündür... O da bugündür... Rabbim, dönüş yalnız Sana'dır...
Bugünü düşünürüm, dün geçti yarın var mı?
gençliğime de güvenmem, ölen hep ihtiyar mı?
|