![]() |
|
|
#1 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Evin içinde bir oda, odada İstanbul Odanın içinde bir ayna, aynada İstanbul Adam sigarasını yaktı, bir İstanbul dumanı Kadın çantasını açtı, çantada İstanbul Çocuk bir olta atmıştı denize, gördüm Çekmeğe başladı, oltada İstanbul Bu ne biçim su, bu nasıl şehir Şişede İstanbul, masada İstanbul Yürüsek yürüyor, dursak duruyor, şaşırdık Bir yanda o, bir yanda ben, ortada İstanbul İnsan bir kere sevmeye görsün, anladım Nereye gidersen git, orada İstanbul. Ümit Yaşar Oğuzcan / İstanbul
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#2 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
İçimdeki sancının, en sevdiğim şarkının, tüm güzelliklerin ortak adısın İstanbul… Bazen sende kendimi görüyorum, olmadık yerde hiddetlenen, çaresizlere gönlünü açan, ruhunun inceliğini, sevdanın eşsizliğini… Acını kimseye göstermeyen yanını ama yüzünde bıraktığı çizgileri, atlattığın badirelerinin sancısını gizleyişini, inadından değil, imanından kaynaklanan gücünü… Seni kendimde görüyorum… Kaç gece canım acıyarak gözlerimi kapadım sessiz bir gecede de sabaha senin gibi dimdik kalktım İstanbul… Kaç kez sırtlandığım acılar ağır geldi de, boğazımda yutamadığım düğümler oluşturdu da senin gibi sustum İstanbul… Sevmedim seni sevmeyeni, sendeki iman dolu ruhu görmeyeni, letafetini zarafetini göremeyen kaba yürekleri sevmedim… Seni öksüz bırakılar İstanbul, seni kimsesiz ve garip bıraktılar, sen hiç bu kadara sahipsiz kalmamıştın… Başındaki taca hiç bu kadar açıktan göz dikilmemişti… Ayasofya hiç bu kadar ızdırap çekmemişti… Surların savaşın en şiddetli anında bile hiç bu kadar delik deşik olmamıştı… Kalabalıklar seni anlamayan insan sürüleri, yüreğinin sızısını bilmeyen, sessiz çığlıklarını duymayan, iç çekişlerini anlayamayan kalabalıklar… Üzülme İstanbul, beni kimse anlamıyor diye; çünkü onlar kendi seslerini bile duyamıyorlar… Onlar hep boş işlerle uğraşan bir akla ve kalbe yenik düşmüş insanlar… Onların nefes almaya bile vakitleri yok, nefes almanın bile en büyük şükür vesilesi olduğunu unutmuşlar… Ben seni uzaktan sevdim İstanbul, seninle çok az zaman geçirdim ama sensizlikte de seni terk etmedim, o can çekişen kuş ruhunda hep seni gördüm ve sevdim… Bendemi duygularımı yitirirdim seninle yaşasam, yok İstanbul yok, ben seni kendim için sevmedim… Resul müjdelediği için sevdim, Fatih’in uykusuz gecelerinde sevdim, Akşemseddin’in duasında sevdim, toprağında barındırdığın eşsiz güzelliklerde sevdim… Kargaşanı, gürültünü, boğazını,denizini değil ben senin bir kenara sıkışmış ruhunu gördüm de sevdim..
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#3 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar. İçimde tüten birşey; hava, renk, eda, iklim; O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim. Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur; Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur. Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale, Ve kavuşmuş rüyalar, onda, onda misale. İstanbul benim canim; Vatanim da vatanim... İstanbul, İstanbul... Tarihin gözleri var, surlarda delik; Servi, endamlı servi, ahirete perdelik... Bulutta saha kalkmış Fatih'ten kalma kir at; Pırlantadan kubbeler, belki bir milyar kırat... Şahadet parmağıdır göğe doğru minare; Her nakısta o mana: Öleceğiz ne çare? Hayattan canlı olum, günahtan baskın rahmet; Beyoğlu tepinirken ağlar Karaca Ahmet... O manayı bul da bul! İlle İstanbul’da bul! İstanbul, İstanbul... Boğaz gümüş bir mangal, kaynatır serinliği; Çamlıca'da, yerdedir göklerin derinliği. Oynak sular yalının alt katına misafir; Yeni dünyadan mahzun, resimde eski sefir. Her aksam camlarında yangın çıkan Üsküdar, Perili ahşap konak, koca bir şehir kadar... Bir ses, bilemem tambur gibi mi, uda gibi mi? Cumbalı odalarda inletir katibi mi... Kadını keskin bıçak, Taze kan gibi sıcak. İstanbul, İstanbul... Yedi tepe üstünde zaman bir gergef isler! Yedi renk, yedi sesten şayisiz belirişler... Eyüp oksuz, Kadıköy süslü, Moda kurumlu, Adada rüzgar, ucan eteklerden sorumlu. Her şafak Hisarlarda oklar çıkar yayından Hala çığlıklar gelir Topkapı sarayından. Ana gibi yar olmaz, İstanbul gibi diyar; Güleni söyle dursun, ağlayanı bahtiyar... Gecesi sümbül kokan Türkçe’si bülbül kokan, İstanbul, İstanbul... Necip Fazıl Kısakürek
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#4 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Hava yorgun ve ağır Ben kapılar ardından sana bakmaya çalışıyorum Varsa umudun ötesi, gidersin! Kalbinde gül bitmese de düşersin yola... Sularına gölgeler ilişir... Hava… Hava yorgun ve ağır Ey İstanbul… Ey umudun ötesindeki şehir.. sen.. sen şehrin akşam sefalarındaki güzellikte.. canıma düşmüş canandasın. Ve sen mesafelerin unutulduğu, aşkın şehrisin… Balıkların akarsularla verdiği mücadele gibiydi benim sende yaşarkenki savaş(lar)ım… Bulamamıştım sevdayı aşkın çıkmaz sokaklarında. Seni yazmak için kalemimi her vurduğumda, bir gönül katletmiştim yarınlarımdan. Uykuyu haram kılmıştı kalemim gözlerime, yetmez olmuştu çilelerimiz, dostu selamlayan yüreklerimize… ………………………………. Herkes ayrı kelimelerde anlatır seni.. güzelliğin bir kelimeye sığmaz çünkü.. Herkes “İstanbul” der sana ama asla aynı değildir hissedilen, farklıdır… Sürgünlerdeyken gözyaşlarımız ve eyvahlar yükselirken yedi tepenin üzerinden, nefretle yıkandı sevdalı gönüllerimiz… Rüya gibi başladı herşey seninle.. Ve kısacık bir ömürle sona erdi ümitlerimiz. Gam dolu bir yürek tutsa ya sımsıkı bizi, akıverse ya gözyaşlarımız, yapraklara damlayan yağmur misali - delice- .. Bir sen ağlarsın Ey İstanbul ümitsizce o zaman, Bir sen ağlarsın gecelerde gizlice… Birde ben yedi tepede her gece gözyaşlarımı bırakırım… İstanbul acıtır çünkü tanımlanmaya bile tahammülü yoktur Sıkıştırılmaz öyle senin benim kalıplarımıza O İSTANBUL Ve yalnızca İstanbul tanık yedi tepedeki göz yaşlarıma… ………………………………………………………………………… .şehir .yaz yangını .onsekizi haziranın
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#5 | ||||||||||||||
|
Banned
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 6.085
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
ana gibi yar İSTANBUL gibi diyar olmaz
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#6 | ||||||||||||||
|
SüperModeratör
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 2.826
Tecrübe Puanı: 10
![]() |
ilk defa istanbula bu yaz gideceğim bir yanda heyecan bir yanda korku...
aklıma nurettin duranın bir şiri geldi belki o tarif eder duygularımı... BİR SABAH İSTANBUL Sis çöktü, deniz kayboldu; martılar Hangi yağmur açmaya gidebilirdi çiçekleri Hangi zalim kurşun ayırabilirdi Kara sevdaları şarkılardan. Üsküdar Eminönü arasında bir vapur Tuzunu öğütüyordu denizin Aşklardan korkulardan ayrılıklardan Sorulmamış sorulara kadar. Bu sokaklar böyle değil Süleymaniye eski Süleymaniye değil Servilerle oynaşan ey ılık rüzgâr Kim söyleyebilir bana kalbinin şiiriyle Değişen iklimlerin tarihi macerasını. Artık bakır üstüne işleniyorken mavi Kurşuni işaretlerle biraz Bir sabah İstanbul Yıldız karayel sonra da poyraz.
__________________
"Allah bile insanlar hakkındaki hükmünü ömürleri sona erdikten sonra veriyor da, biz aciz insanlar kim oluyoruz ki onları, bir kaç kez görmekle, haklarında iki-üç yazı okumakla, birkaç dedikodu dinlemekle haklarında hüküm verebiliyoruz." |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#7 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
notalari eksik bir ezgiydin dilimde istanbul
kus tuyu asklarda kaybettim icimdeki beni suslu yeminler dokululdu senin semalarindan kanayan gozlerime sana kapilarimi kapattim artik askimda mecal yok ...
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#8 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
adi konmamis yarim sevdalardan ciktim yola vuslatsiz asklardan gectim once defalarca yuregimi torpuledim ihanet denen torpuyle siirlerim sahit uclari yamali acilarima hadi istanbul tut gozlerimden tut ki dusmuyeyim ....................... denizindeki huzne hasretiM
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#9 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
duskuyusunun dibindeyim istanbul kirilma noktasinda yuregim serseri bir askin gozbebeginden kactim sana ac kapilarini ac, istanbul bana ...
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#10 | ||||||||||||||
|
Üye
|
SÜpeeeeerrrr...
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Seçenekler | |
|
|