![]() |
|
|
#1 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
![]() Sevgili Dost, Bu mektup bir dosta yazılıyor. O halde “Sevgili Dost” diye başlamalı. Bir postacının elinden mi, yoksa posta kutusundan mı alacaksın mektubumu bilmiyorum. birazdan takılacaksın satırlarıma. “Bana mı?” diyeceksin. Evet sana ey dost! Sana söyleyeceklerim var. kelimeler, karınca yuvası gibi kaynıyor zihnimde. İçlerinden biri kağıda düşüyor; yedi harfli: Dostluk. “Bir dostluk kaldı!” diye bağırıyor pazarcı, tezgahındaki meyveler için. “Bir dostluk kaldı!” bir dosta yetecek kadar, demek istiyor. Az kaldı, demek istiyor. Ben önce bu cümleyi, “ dayanacak, bir dostluk kaldı” diye anlıyorum. Sonra, “ bir dostluk kaldı mı?” diye soruyorum. Pazarcı ısrarla: “Bir dostluk kaldı!” diye bağırıyor. Bir dostluk çileği, plastik küreğiyle kese kağıdına dolduruyor pazarcı. Kese kağıdı gazeteden yapılmış. Gazetede satırlarım var. Bu satırlarla doğruyorum hayatı. Bu satırlarla doğruyor beni hayat. Bu satırlarla doğuruyorum. Nur topu gibi bir çocuğunuz oldu, diyor müjdeci. Adını ne koyalım, diyor. Adını “dostluk” koyuyorum. İşte Tagore’un “Avare kuşlar” ı da üstüme pike yapıyor. Biri omzuma konup fısıldıyor kulağıma: “Çiğ damlası göle dedi ki : Sen nilüfer yaprağının altındaki büyük çiğ damlasısın, ben de üstündeki küçük çiğ damlası.” Ah dostluğa bak! Kuş fısıldamaya devam ediyor: “Güneş batıya doğru kayarken, doğu karşısında sessizce durur.” Ah dostluğa bak! Kuş fısıldamaya devam ediyor: “Alaca karanlığın bu bulanıklığı altında şekiller tuhaflaşıyor; alt kısımları karanlıkta kaybolmuş kuleler ve mürekkep lekesini andıran ağaç tepeleri... Sabahın olmasını bekleyeceğim ve senin şehrini aydınlıkta görmek üzere uyanacağım.” Ah dostluğa bak! Kuş omzumdan uçtu. Çocukken yaramazlıklarımı anneme kuşların söylemesini neden yadırgamışım bilmiyorum. Kuşlar söylüyor çünkü. Geçen sabah senin üzüntülü olduğunu söylediler. Dokunsan ağlayacakmışsın. Dokunmamışlar. Yine de ağlamışsın; dostun gözünden akan bir damla yaşın yeryüzündeki bütün gölleri tuz gölü yaptığını bilmez gibi. Gül ki, acılaşmasın göller. Göl ki; orada demirli kayığımız.O kayıkla odama gelen kızılderili, şimdi kütüphanemin rafında. Üzerinde bir bez parçası var yalnız. Ellerini havaya kaldırmış bağırıyor; ihtiyaçlarını ne kadar azaltırsan o kadar hür olursun, diye. Demek sahip oluş değil, istiğna açıyor kilidi. Ali Ural Posta Kutusundaki Mızıka
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... Konu huzun tarafından (10.06.08 Saat 00:24 ) değiştirilmiştir.. |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#2 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Sevgili Dost; Bildiği şehirlerden bilmediği şehirlere, bildiği yüzlerden bilmediği yüzlere sığınmayı aklından geçirmemiş kaç insan vardır? Garların, terminallerin ve limanların dev mıknatıslara dönüştüğü saatlerde bedenlerini kaptırmayanlaar, ruhlarının bir otobüs koltuğuna, bir gemi çapasına, bir lokomatif tekerleğine yapışmasını önleyebilmişler midir? "Başımı alıp gitmek istiyorum" cümlesi kimbilir hayatımızın kaç kilidini kurcalamış, açayım derken kaç yeni kapı örtmüştür üstümüze. Arkaya bakmamayı başarabilenler, acaba gittikleri yere başlarını götürmeyi başarabilmişler midir? "Tebdil-i mekanda ferahlık vardır" diyenler, aslında "tebdil-i kan"ı mı kasdetmişlerdir? Sevgili Dost; "Kalbimi alıp uzaklara gitmek istiyorum" Çünkü aklım hep kurcalanacak. "Kalbimi alıp"; çünkü kalbim değişen kanı karşılayacak. "Uzaklara"; çünkü gazeteler mürekkep, radyolar ses, televizyonlar renk yapmak istiyorlar onu. "Gitmek istiyorum"; çünkü gitmek kalmaktan daha pullu : bir gece kıyafeti gibi ışıl ışıl parlıyor tenimiz. Bir gece, kıyafeti gibi soyuyor gurbetini. Sevgili Dost; "Garip, Şam'daki Yemendeki garip değil, garip mezardaki ve kefendeki gariptir" demiş Araplar. Ne garip! "Garibin yüzü soğuk olur " demiş türkler. Ne garip! Eskimolar güneşin gurbetçi olduğu düşünmüşler. Çinliler küçük beyaz bir taşın bir çuvak pirinç içinde kaybolduğunu... Ne garip! Sevigli Dost; Hafız : "Hiçbir yol yoktur ki sonu olmasın" demiş ama ne çıkar! Bizim otobüslerimizin aynalarında hala, "ömür biter yol bitmez" yazıyor. "Düz yolda da sürçer insan " deyince Çehoc, Aşık Dertli cevap veriyor : "Doğru gitsem yollar komaz/Bükük yollar boynum gibi" Sevgili Dost; Uçak sürüleri havalanıyor yerden. trenler, sihirbazların ipleri gibi oynuyor. denizi yakıyor ütülerden tekneler. perdeler sarkıyor otobüslerden.Sevgili Dost; İnsan tekerleği bulduğu zaman başına neler geleceğini bilseydi, bakmadan arkasına yuvarlardı onu ıssız bir yere. insanın elinden gelseydi, düğümlerdi yolları ıssız bir yerde Sevgili Dost; Kalbimi alıp, uzaklara gitmek istiyorum... Posta Kutusundaki Mızıka - Ali Ural
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#3 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 6.085
Tecrübe Puanı: 14
![]() |
tşkrler hüzün
__________________
İSTİSNA BEN İSEM KAİDEYİ BOZARIM... ѕєηιη ηє σℓ∂υğυη ßєηιм ιçιη нιç ƒαяк єтмєz..ѕσηυç∂α göѕℓєяιмιη ѕαηα ßαктığı кα∂αяѕıη ßєη σ gözℓєяι ѕєη∂єηη çєктιğιм αη нσş ßιя αηı σℓαяαк кαℓıяѕıη.. |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#4 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
sevgili dost ;
neden dunyada tek aci ceken bizmisiz gibi, huznun ve kederin en cetrefilli elbiselerini kendimize yakistiriyoruz sencede dunyanin merkezi biziz oylemi ?
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Seçenekler | |
|
|