![]() |
|
|
#1 |
|
Banned
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 159
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Aman ha!
"Başlığa bakıp başka şeyler beklemeyin, bu bir roman adı." Kolombiyalı yazar Gabrıel Garcıa Marrquez'in son romanı. Yaşlılık, cinsellik, aşk ve ölüm üzerine ölümsüz bir roman. Hayli ilginç bir kahramanı var romanın: "Yaşamı boyunca hiçbir kadınla parasını ödemeden sevişmemiş yaşlı bir gazeteci… Çirkin ve çekingen bir ihtiyar…" Bu, çirkin ve çekingen ihtiyar, doksanıncı yaş gününde kendine, bakire bir yeni yetmeyle çılgınca bir aşk gecesi armağan etmeye niyetlenir. Doksanıncı yaş gününde! *** Doksan yaşındaki bir ihtiyar, "bakire bir yeni yetme"yle ne yapacak dersiniz? Aracı kadın Rosa Cabarcas'ın randevu evine vardığında uyuyakalmış genç, güzel bir kızla karşılaşır, yaşlı adam. İşte yaşlı adamın cinselliği: "Kızı uyandırmamaya çalışarak çırılçıplak oturdum yatağın içine, gözlerim o kırmızı ışığın aldatıcılığına alışmıştı, onu karış karış incelemeye koyuldum. İşaret parmağımın ucunu sırılsıklam ensesi boyunca kaydırdım, bütün vücudu arp üzerinde bir akort çekilmiş gibi ta içten ürperdi." Sonra, uyandırmaya kıyamadığı, masum bir çocuk gibi uyuyan kızın kulağının içine şiir okur gibi türküler söyler. Ve her defasında, bu "uyuyan güzel"i seyretmekle yetinir yalnızca. Kızı uykusunda izlerken izlerken ona aşık olur. Böylece cinsel zevkten çok daha büyük bir haz veren aşkı yaşar. Öyle bir aşk ki bu, onu Rosa Cabarcas'ın randevu evine getiren şoförün, "Dikkatli olun, beyefendi, o evde adamı öldürürler!" diye yaptığı uyarıya, "Aşk uğrunaysa ziyanı yok," diye karşılık verir. Evet, aşk uğrunaysa ziyanı yok!... Ölümün bile… |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Banned
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 159
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Yıllardan beridir ağaran teller,
Bu akşam parıldar şakaklarında. "Bu gece ömrümün en son demi, der, Büsbütün ağarsın varsın yarın da..." Çırpınır göğsünün içinde kalbi, Bir yaşlı ağaca sinen kuş gibi. Nedir bu esrarlı halin sebebi? Neden parlıyor gözler?... Bir oda: Yaslanmış, altından ipek bir sedir, Bir kız ki ay ondan beyaz değildir. Öptükçe ağaran bir gül denilir. İhtiyar bülbülün dudaklarında... Ahmet Kutsi Tecer Ne köprüler yaktın ama hiç yılmadın Hep entropisi yoğun ilişkiler yaşadın Defalarca yenilmiş Ama tüm yenilgilerinle barışmayı başarmıştın Saçındaki aklarda öyle son bir yılda filan olmamaştı Hep incinen ama incelemeyen kadınlar Hayatın kaosunda moment yaratan parçacıklardı Ve yalnızlığa uyum sağlıyordun şimdilerde. . . |
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
|
|