![]() |
|
|
#1 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 3.381
Tecrübe Puanı: 11
![]() |
-
Hazreti Peygamberimiz (s.a.s.) eshabıyla oturmuş sohbet ediyordu. Bir kadın sahabe Resulullah'ın huzuruna telaşla girerek: - Ya Resûlellah! Şu anda kocam ölüm dçşeğinde, belki biraz sonra ölmüş olacak... Yalnız yanında kelime-i şehadet getirdiğimi anladığı ve kendiside getirmeye çalıştığı halde şehadet kelimesi getiremiyor. Kocamın imansız gitmesinden korkuyorum. Bu hususta bir yardımınızı bekliyorum, dedi. Hazreti Peygamberimiz: - Kocan sağlığında ne gibi kötü harekette bulunurdu? diye sordu. Kadın hiçbir kötü amelinin olmadığını, namazını kılıp her türlü ibadetini noksansız yerine getirmeye çalıştığını söyledi. Bu sefer Peygamberimiz: - Kocanızın dünyada kimi var? diye sordu. Kadın ihtiyar bir annesi olduğunu söyleyince Peygamberimz (s.a.s.) kadının kocası Alkama'nın anasın huzura çağırdı. Hazreti Alkama'nın anası, Hazreti Peygamberimizin huzuruna çıktı. Peygamberimiz: - Oğlun sana karşı nasıl hareket ederdi? Oğlundan memnunmusun? diyr sordu. Alkamanın anası: - Ya Resulullah, oğlum evleninceye kadar çok iyi muamele ederdi. Evlendikten sonra hanımını dinledi, bana hor bakmaya başladı. Hatta son zamanda evini bile ayırdı. Ben de üzüldüm, onun bu hareketine, dedi. Peygamberimiz (s.a.s.) yaşlı kadına; oğlunun ölüm döşeğinde olduğunu, hakkını helâl etmediği takdirde cehennem azabı çekeceğini söylediyse de kadın: - Hakkımı helâl etmem ey Allah'ın Resûlü, dedi. Alkama ise evde yatıyor, hâlâ şehadet kelimesi getiremiyordu. Hazreti Peygamberimi, kadının annelik şefkatini harekete geçirmek için, orada bulunanlara: - Bana biraz odun hazırlayın, diye emir verdi. Kadın hayretle : - Odunu ne yapacaksın ya Resûlellah! diye sormaktan kendini alamadı. Çünkü o da şüphelenmişti. Peygamber Efendimiz : - Oğlunu yakacağım... Zira yarın cehennemde yanacağına cezasını burada çeksin, daha iyi buyurunca, kadın dayanamadı, - Oğlumun gözümün önünde yanmasına razı olamam ya Resûlellah ! Ona hakkımı helal ediyorum, dedi. Murat hasıl olmuştu... Hazreti Peygamberimiz, Bilâl-ı Habeşi Hazretlerini göndererek : - Git bakalım, Alkama ne haldedir? buyurdular. - Bilâl-i Habeşi Alkam'nın yanına varıp şehadet kelimesei telkin ettiğinde, Alkama'nın dili açılmıştı : - Lâ ilâhe illallâh, Muhammedün Resûlüllah, deyip ruhunu Allah'a teslim etti
__________________
her kurşuna yer var yüreğimde, yeter ki sırtımdan vurmayacak kadar yürekli ol... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#2 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.677
Tecrübe Puanı: 9
![]() ![]() |
Peygamberimiz "Cennet anaların ayakları altındadır." buyurarak annelerimizin ne kadar kutsi bir varlık olduklarını ifade etmiştir. Onların değerini çok ama çok iyi bilmeliyiz ve bunu onlar hayattayken göstermeliyiz.
Bu güzel paylaşım için teşekkürler.
__________________
GünBatımı gibi kayboluverdin birden... avucumda eridin... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#3 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 5.648
Tecrübe Puanı: 15
![]() |
tşkrler zemberek
__________________
İSTİSNA BEN İSEM KAİDEYİ BOZARIM... ѕєηιη ηє σℓ∂υğυη ßєηιм ιçιη нιç ƒαяк єтмєz..ѕσηυç∂α göѕℓєяιмιη ѕαηα ßαктığı кα∂αяѕıη ßєη σ gözℓєяι ѕєη∂єηη çєктιğιм αη нσş ßιя αηı σℓαяαк кαℓıяѕıη.. |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#4 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 3.381
Tecrübe Puanı: 11
![]() |
ben tşk ederim görevim..
__________________
her kurşuna yer var yüreğimde, yeter ki sırtımdan vurmayacak kadar yürekli ol... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#5 | ||||||||||||||
|
SüperModeratör
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 5.771
Tecrübe Puanı: 16
![]() ![]() |
güzel günün anlamına güzel bir yazı, teşekkürler.
lakin, moralim çok bozuldu.
__________________
Ben ordaydım Huzurlu zamanları Yıkan sonlar biliyorum...
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#6 | |||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 3.381
Tecrübe Puanı: 11
![]() |
Alıntı:
sen şu moreine bi format attır. vürüs kapmış![]() ![]()
__________________
her kurşuna yer var yüreğimde, yeter ki sırtımdan vurmayacak kadar yürekli ol... Konu zemberek21 tarafından (10.05.08 Saat 22:56 ) değiştirilmiştir.. |
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
#7 | |||||||||||||||
|
SüperModeratör
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 5.771
Tecrübe Puanı: 16
![]() ![]() |
Alıntı:
akıma devamlı bir şeyler geliyor işte.
__________________
Ben ordaydım Huzurlu zamanları Yıkan sonlar biliyorum...
|
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
#8 | |||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 3.381
Tecrübe Puanı: 11
![]() |
Alıntı:
Bir ermişle karşılaşmayı bekleyen bizim kahraman, girdiği salonda hummalı bir manzarayla karşılaşmış: Tüccarlar girip çıkıyor, insanlar bir köşede sohbet ediyor, bir orkestra tatlı ezgiler çalıyormuş dünyanın dört bir yanından gelmiş lezzetli yiyeceklerle dolu bir masa da varmış. Bilge sırayla bu insanlarla konuşuyormuş ve bizim delikanlı kendi sırasının gelmesi için iki saat beklemek zorunda kalmış. Delikanlının ziyaret nedenini açıklamasını dikkatle dinlemiş bilge, ama Mutluluğun Sırrı’nı açıklayacak zamanı olmadığını söylemiş ona. Gidip sarayda dolaşmasını, kendisini iki saat sonra görmeye gelmesini salık vermiş. ’Ama sizden bir ricada bulunacağım,’ diye eklemiş bilge, delikanlının eline bir kaşık verip sonra bu kaşığa iki damla sıvıyağ koymuş. ’Sarayı dolaşırken bu kaşığı elinizde tutacak ve yağı dökmeyeceksiniz.’ Delikanlı sarayın merdivenlerini inip-çıkmaya başlamış, gözünü kaşıktan ayırmıyormuş. İki saat sonra bilgenin huzuruna çıkmış. ’Güzel, demiş bilge, peki yemek salonumdaki Acem halılarını gördünüz mü? Bahçıvan Başı’nın yapmak için on yıl çalıştığı bahçeyi gördünüz mü? Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi? Utanan delikanlı hiçbir şey göremediğini itiraf etmek zorunda kalmış. Çünkü bilgenin kendisine verdiği iki damla yağı dökmemeye çabalamış, başka bir şeye dikkat edememiş. ’Öyleyse git, evrenimim harikalarını tanı,’ demiş ona bilge. ’Oturduğu evi tanımadan bir insana güvenemezsin.’ İçi rahatlayan delikanlı kaşığı alıp sarayı gezmeye çıkmış. Bu kez, duvarlara asılmış, tavanları süsleyen sanat eserlerine dikkat ediyormuş. Bahçeleri, çevredeki dağları, çiçeklerin güzelliğini, bulundukları yerlere yakışan sanat eserlerinin zarafetini görmüş. Bilgenin yanına dönünce, gördüklerini bütün ayrıntılarıyla anlatmış. ’Peki sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?’ diye sormuş bilge. Kaşığa bakan delikanlı, iki damla yağın dökülmüş olduğunu görmüş. ’Peki,’ demiş bunun üzerine bilgeler bilgesi, ’sana verebileceğim tek bir öğüt var: - Mutluluğun Sırrı dünyanın bütün harikalarını görmektir, ama kaşıktaki iki damla yağı unutmadan...
__________________
her kurşuna yer var yüreğimde, yeter ki sırtımdan vurmayacak kadar yürekli ol... |
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
#9 | ||||||||||||||
|
SüperModeratör
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 5.771
Tecrübe Puanı: 16
![]() ![]() |
yani imkansız.
ben de tam bunu düşünüyordum işte.
__________________
Ben ordaydım Huzurlu zamanları Yıkan sonlar biliyorum...
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#10 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 3.381
Tecrübe Puanı: 11
![]() |
![]() köhnemiş fikirler parslaşnmış çiwi gibidirler, sökülemezler. senin yüreğinde hayatın sorunlu resimleri parslaşmış kalmış. işin zor...![]() ![]()
__________________
her kurşuna yer var yüreğimde, yeter ki sırtımdan vurmayacak kadar yürekli ol... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Seçenekler | |
|
|