![]() |
|
|
#1 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Dümdüz bir soru size: Akşamları evde ne yapıyorsunuz? Koltuğa uzanıp, hiç tanımadığınız Amerikalı dedektiflerle, hiç tanımadığınız Amerikalı haydutları mı kovalıyorsunuz? Yoksa yerli dizilere kaptırıp hiç bilmediğiniz konaklarda yaşanan hayatları mı seyrediyoruz? Dört saat televizyon seyretmenin sekiz saat çalışmak kadar beyni yorduğunu biliyor musunuz? İki türlü hayat var: 1. Yaşanan hayat, 2. Seyredilen hayat, Akşamlarınız televizyona kilitliyse, bilin ki, hayatı sadece seyrediyorsunuz ! Akşamları evde ne yapıyorsunuz? Akşamlarınızı nasıl geçiriyorsunuz? "Pek çoğu gibi biz de çekirdek çıtlatıp saatlerce televizyon izliyoruz" diyorsanız, durup bir düşünün lütfen; dünyaya birkaç kez daha geleceğinize mi inanıyorsunuz? Böyle bir şey olsaydı, şimdiki hayatımızın bir bölümünü ziyan etmek şimdiki kadar acı sonuçlar doğurmayabilirdi belki. Ne çare ki sadece bir hayatımız var. Bu da maalesef, çok kısa. Ortalama altmış yılın yirmi yılı uykuda geçiyor. Kalan kırk yılın yirmi yılı çocukluk, eğitim, vesaire... Son yirmi yılı da ziyan edersek, bize yaşanacak bir şey kalmaz. Akşamlarınızı sadece televizyona veriyorsanız, sayılı nefeslerinizden bir bölümünü çöpe atıyorsunuz demektir! _________________________________________ Çünkü televizyon izleyen kişi hayatta değildir, zira hiçbir şey yapmamakta, hiçbir değer üretmemektedir; bu da bir anlamda yaşamamak sayılır. Ne mi yapmalı? 1. Ailece kitap okuyun, sohbet edin: Nasıl tanıştığınızı, ilk nerede görüştüğünüzü, sıkılıp sıkılmadığınızı, nerede nasıl evlendiğinizi, nikah şahitlerinizi, düğününüzü anlatın çocuklarınıza, onları hem dinleyin, hem de okumaya çalışın. 2. Gezin: Gezmek için ille de bir maksat olması gerekmez, en büyük maksat hayatı paylaşmaktır. Yakınsanız deniz kenarına inin, ayaklarınızı denize sokun ve becerebiliyorsanız taş sektirme yarışına girin. Sonra da güneşin pembe gülücükler saçarak batmasını seyredin. (İnanın televizyon seyretmekten çok daha keyifli ve dinlendiricidir) Ormanda hep birlikte yürüyün, ağaçlara isim takın, yol boyu açan çiçekleri sevin ve çocuklarınıza bunlarla sevmeyi öğretin. (Ama bilin ki hayat öğrenmek ve öğretmekten ibaret değildir. Dinlenmek, eğlenmek gibi olgular da hayatın bir parçasıdır) Çocuklarınızla ilişkilerinizde asla öğretmen tavrı takınmayın. Onlarla arkadaşlık etmek dünyanın en keyifli işidir. 3. Akraba ve komşularla ilgi bağı kurun: Onlara ya gidin, ya da onları size davet edin. Sohbetiniz televizyonsuz olsun ki tadı çıksın. Birbirinizi gerçekten tanımaya çalışın. Bilirsiniz, "Komşu komşunun külüne muhtaçtır." 4. Kültürel ve sanatsal etkinliklere katılın. (Konferans, seminer, sergi, doğru sinema ve tiyatro) Hayatınızı biraz olsun renklendirecek başka şeyler de bulabilirsiniz. Yeter ki isteyin. Bir şeyi çok isterseniz, Allah sebebini halk eder ve çok istediğiniz şeye ulaşırsınız. "Olmaz ki" diye düşünüp taleplerinizi ertelerseniz, hiçbir yere ulaşamazsınız. Aile bağlarının güçlenmesi, paylaşacak şeylerin çokluğuyla mümkündür. Ne kadar çok şey paylaşırsanız aileniz o kadar güçlenecek, o kadar diri duracak ve mutlu olacaktır. Hatıra defterine televizyon dizilerini yazamazsınız. Oraya ancak yaşadıklarınızı yazabilirsiniz. Her gün bir şeyler yaşamalı ve bunları deftere geçirerek geleceğe tarih düşürmelisiniz. Bugün öyle bir hayat yaşayın ki, yarına da kalsın. Torunlarınıza filan anlatacaklarınız olsun. Ayrıca unutmayın ki; Hayatı biriktiremezsiniz; ya her anını yaşayacaksınız, ya da ziyan edeceksiniz. Artık cevap gelsin: Akşamları ne yapıyorsunuz? Yaşıyor musunuz, yoksa seyrediyor musunuz? CAN DÜNDAR
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#2 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 33
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
ya ortalama 60 yıl mı insan ömrü?Bunlar çok gerilerde kaldı.Her gün tıp da ki gelişmelerle insan hayatı uzuyor.60 yaşındakiler artık yaşlı bile sayılmıyor.Lütfen yani,hepimizin annesi babası var.Biraz daha moral verici şeyler yazalım...
|
|
|
|
|
|
#3 | |||||||||||||||
|
Uzman Üye
|
Alıntı:
neymiş o tıptaki gelişmeler ki Allah'ın belirlediği süreyi (ecel) uzatıyormuş??? bu arada konu için teşekkürler
__________________
Tel tel ve iplik iplik dikseler de ağzımı;
Tek ses duysalar; "ALLAH" Yoklayanlar nabzımı... |
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
#4 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 33
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
tıpdaki gelişmeler zaten allahın erdiği akılla oluyor değil mi?
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 33
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
o zaman kimse doktora gitmesin,oturup kaderimizi bekleyelim.
|
|
|
|
|
|
#6 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
|
Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. Araf-34 Her ecelin (vadenin) bir yazısı vardır. Rad-38 Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz. Hicr-5 Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler. Nahl-61 başka bi söze gerek var mı? gördüğün gibi ecelin uzamayacağını ve kısalmayacağını Allah söylüyor ben değil...
__________________
Tel tel ve iplik iplik dikseler de ağzımı;
Tek ses duysalar; "ALLAH" Yoklayanlar nabzımı... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#7 | |||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Alıntı:
olum de yasamak gibi bir gercektir baki olan bu dunya degil ahiret hayatidir eninde sonunda basimiza mutlaka gelicek onemli olan ahiret hayatina tertemiz amellerle gecebilmek insallah
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
#8 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 33
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
ben Kuran'ı Kerim'i sizden iyi biliyorum.Kuran'daki pek çok ifadenin aslında mecazi anlamlar içerdiğini anlamak için profösör olmak gerekmez.Cehennem dendiğinde kaynayan kazanlar kazanların başında duran zebaniler mi akla gelmeli,yoksa Allah'ın verdiği müthiş zekayla ürettiğimiz teknolojimi akla gelmeli.Lütfen mantıklı olun.
|
|
|
|
|
|
#9 | |||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Alıntı:
kurani bildigimide bilmedigimide idda etmedim benden cok daha iyi biliyorda olabilirsiniz yusuf arkadasimizin yazdigi ayetler gayet acik ve netti teknolojinin olume yada yaslanmaya care bulacagnimi savunuyorsunuz ben demek istediginizi anlamadim ?
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
|||||||||||||||
|
|
|
|||||||||||||||
|
|
#10 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 33
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
ölümün çaresi var demiyorum.İnsanların mezarlarından kalkıp dirileceklerine dair pek çok ayet var yalnız.Ben sadece Allah'ın bize zeka verdiğini ve bu zeka sayesinde ilerlediğimizi anlatmaya çalışıyorum.Yani insanlar trafikte dikkatsizlikten,hızdan dolayı ölüyorlarsa kalkıp da eceli bu kadarmış demek bence trafik kazalarının artması için elinden geleni yapmakla aynıdır.Bu sadece örnek.Konunun dışına çıktımı sanmayın.
|
|
|
|
![]() |
| Seçenekler | |
|
|