![]() |
|
|
#1 | ||||||||||||||
|
Asistan Moderatör
|
Memduh Şevket Esendal - HAYAT NE TATLI
Temmuz- öğle vakti. Komşuda bir kadın sesi... Neye bağırdığı anlaşılmıyor. Belki çocuğuna haykırıyor. Müezzin'in duvarlarından tahtaboşa bir kedi atladı. Birkaç ev ötede bir tavuk gıdaklıyor- bir horoz ona yardım ediyor... (...) Hafız Nuri Efendi- kapının arkasından şemsiyesini aldı- yavaşça sokağa çıktı. Neden? Bir işi mi var? Birini mi görecekti? Hiçbir işi yok. Hiç çıkmasa da olabilirdi. Ancak- çıkmış bulundu. Ayakları onu dört yol ağzına doğru götürdü. İki evin arasındaki dar aralıktan- vagonların geçtiği görülüyor! Geçti- geçti- sonra birdenbire bitti. Oooooh!.. Nuri Efendi- rahatsız olmuştu. Edirne'den İstanbul'a kadar gelmişsin- Sirkeci kaç adımlık yer! Şöyle yavaş yavaş- kamil kamil gitse olmaz mı?... Deli gibi- sanki kelle götürüyor. Hafız Nuri Efendi- köşeye dayanmış duruyordu. Birdenbire yanında birini gördü. Kavaf'ın Şükrü... Arka sokaktan mı çıktı?... Nuri Efendiye: · Birini mi bekliyorsun? Diye sordu. · Yoooook!... · E- duracak mısın? Diye sordu. · Bilmem- duruyorum işte... · Yoksa- bir dalgan mı var? · Yoooook... Ne dalgam olacak! · Olur a! İnsan bu... Nuri sesini çıkarmadı. Biraz durduktan sonra gene Şükrü: · E- duracak mısın? Diye sordu. · Duruyorum- bilmem- dedi... · Gelirsen- gel. Seni Kumkapı'ya götüreyim. Nuri boynunu büktü. · Gidelim- dersen- gidelim- dedi. · Yürü- gezmiş olursun. Yürüdüler. Karşı kaldırıma geçtiler- sağa- sokağa saptılar- demir yoluna çıktılar. Şükrü: · Sen gidedur- ben sana yetişirim- dedi- oradaki odun deposuna girdi. Hafız Nuri Efendi yürüdü. Şemsiyesine dayanarak- iki yanda bostanlara- marullara- salatalara bakarak yürüyor. Geçitten geçerek mahalle içinden istasyonun arkasını dolaştı- yeniden demir yoluna çıkacağı yerde mahallelerinin kömürcüsü Halil ile karşılaştılar. · Hayrola Nuri Efendi- nereye? · Valla bilmem- işte öyle gidiyorum... Arkasına dönüp bakarak: · Şükrü gelecekti- gelmedi. Halil sordu: · Hangi Şükrü? Dedi. · Kavaf'ın Şükrü! · Bir yere mi gideceksiniz? · Yooo- öyle- gidelim- dedi idi de... Gelmedi. Halil: · Bırak canım- dedi- Şükrü'nün ipiyle kuyuya inilir mi! Kim bilir nereye takılmış kalmıştır. Ben mahalleye gidiyorum- hadi- dön gidelim. Nuri Efendi boynunu büktü: · Olur- dönelim- dedi. · Hadi- hadi. Yürü... Döndüler. Halil- kömür almaya gelip de pazarlığı yapamadığını anlatmaya başlamış ve daha on beş adım atmamışlardı ki- arkadan Halil'i çağırdılar. Bu çağrılıştan- bozulan pazarlığın düzeleceğini anlayan Halil döndü- Nuri Efendiye: · Sen- dedi- gidedur. Ben yetişirim. Nuri Efendi yürüdü. Geldiği yolu tutturup gene tek başına mahallelerinin kahvesinin kapısı önüne kadar geldi. İki kişi- ortada- alçak hasır iskemlelere karşılıklı oturmuş- tavla oynuyorlardı. O da gitti- üçüncü boş iskemleye oturdu. Oyunculardan biri oyunu kaybetti. Yenilmesini Hafız'ın uğursuzluğuna verdi. · Hafız- dedi. Şimdi oyun bitince- bir parti de seninle oynayacağım. Hafız şemsiye sapını ağzından çıkararak: · Ben tavla bilmem ki- dedi. · Tavla bilmez misin? · Bilmem ya!... · E- bilmezsin de deminden beri ne bakıp duruyorsun? Hafız Nuri Efendi- buna kızar gibi oldu. "Benim sana ne ziyanım var" diyecekti- demedi. Kalktı- kahve kapısına gitti- durdu. "Eve dönsem" diye düşündü. Artık ikindi vakti. Akşam oluyor. Köşeden geçerken bakkaldan ekmeğini aldı- eve gitti. Annesi kapının ipini çekti. Mangalda pişen yemeğin kokusu bütün evi bürümüştü. Odasına çıktı- gecelik entarisini- Şam hırkasını giydi- pencerenin önünde oturdu. Akşam satıcıları geçiyor. Mahalleye akşam rengi çöküyordu. Sokağın köşesinden bir çocuk: - Hayriii- gel; annem seni çağırıyor! Diye kardeşine sesleniyor. Bir kız çocuk- elinde bir deste maydanoz- takunyalarını tıkırdatarak geçiyor. Komşu Gaffar'ın oğlu- iki boş küfeyi bostan kapısından sokmaya uğraşıyor. İki hanım- belli ki uzakça bir yere gitmiş ve geç kalmışlardı- hızlı hızlı eve dönüyorlar. Mutfakta annesinin takunyalarla dolaştığı duyuluyor... "Hayat- ne tatlı şey" diye düşündü. İnsanın ömrü olmalı da yaşamalı...
__________________
GeRçek Bana Bir Adım Daha Yaklaş... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#2 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 1.677
Tecrübe Puanı: 9
![]() ![]() |
Yazarın ilk okuduğum kitabı Ayaşlı ile Kiracıları idi. Severek okumuştum.
Teşekkürler paylaşım için.
__________________
GünBatımı gibi kayboluverdin birden... avucumda eridin... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#3 | ||||||||||||||
|
Uzman Üye
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 2.563
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
tesekrler.. ayslı ve kıracılarını bılıyorum..
![]()
__________________
Bazen hiç başlamaması bir gün bitmesinden iyidir..... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#4 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 247
Tecrübe Puanı: 5
![]() |
tskler........
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#5 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 180
Tecrübe Puanı: 4
![]() |
teşekkürler güzel bir tanıtım.
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Tags |
| esendal, hayat, memduh, tatlı, Şevket |
| Seçenekler | |
|
|