![]() |
|
|
#11 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 485
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Hiç olmadığı kadar karanlık ve hiç olmadığı kadar yağmurlu bir gecede Yûsuf’u hatırlayan Züleyha, çöle ve ırmağa baktı. Buhur yakma saati çoktan geçmişti tapınakların.Züleyha geçmiş zamanlara ve gelecek zamanlara baktı. Dudağının ucunda kendi hikayesine tanıdık acı bir gülümseme vardı.
Duy, dedi Züleyha, duy beni ey gelecek zaman, duy beni yazılmış ve yazılacak olan bütün hikayelerin kadın kahramanları. Bütün o yaşanmış ve yazılmış olan, bütün o yaşanmamış ve yazılmamış olan hikâyelerin kadın kahramanları. Kadınlar ve kızlar, dişil ve doğurgan, duygusal ve duyarlı olan. Eril olmayan yani, fethetmeyi değil fethedilmeyi bekleyen kale, daima. Gecenin karanlık koynunda kapılarını açan kent,en fazla en fazla bir sandalı koynuna alan deniz. Durağan ve çaresiz ve lekesiz ve temiz tertemiz. Adı tarihe geçmiş ve geçecek dişil ve doğurgan, kadın ve kız olan yani ki yani ki bütün hikâyelerin baş kahramanı olan. Dünyanın çevresinde döndüğü asıl güneş, çağların gerçek sahibi, gerçek yazıcısı tarihin, bir anda en güçlü hükümdarları yerle bir kılan en güçlü kumandanları köle, en zelil köleleri hükümdar kılan, tutsakları en derin aydınlıkta hür, hür olanı en koyu karanlıkta tutsak kılan, hükümsüzü birden bire hükümlüye çeviren, hükümlüyü birden hükümsüz eden. Geçer akçeleri geçmeze, geçmez akçeleri geçere dönüştüren saklı ve gizli el. Ama güçsüz, çünkü daima ödeyen ve ödenen bedel. Duyun beni geçmiş ve gelecek zamanların bütün hikâye kahramanı kadınları ve hikâye kahramanı olmayan kadınları. Bir ben gibisi olmayacak aranızda, hiçbirinize benzemediğim kadar hiçbiriniz benzemeyeceksiniz bana. Hepiniz düz yollarda, sakin ve güvenli bir yaşamın kollarındasınız, bense derin ve karanlık bir kuyunun başındayım. Fethedilen değil fethe kalkışan olarak kalacak geçmiş ve gelecek zamanlara adım. Acım acınızdan, gücüm gücünüzden çünkü çok daha fazla aşk benim hakkım, aşkın, hakkımız olmayanı istemek anlamına geldiğini bildiğimden bu hak ediş, çünkü bu aşk benim yazgım, çünkü kutsal kitaplarda zikredilecek benim adım. Yükselmek için düşmek ,arınmak için kirlenmek, çıkmak için batmak lâzım. Yeniden doğmak için ölmeli insan bir kere, ruh olmak için teni yakmalı kadın ve suyun serinliğini bilmek için ateşe düşmeli kadın. Vurucu ,kavrayıcı ve kuşatan, durmayan, koşan, böyle yazılmış benim yazgım, kutsal kitaplarda böyle geçecek adım, yazgıma ben nasıl baş kaldırırım? Hanım hanımcık ol, böyle denecek Leylâ’ya .Ve oda öyle olacak.Çöle düşen Mecnun, Leylâ değil.Leylâ ağlamak için bile bahane bulmak zorunda. Ben öyle miyim ya? Şirin’in bahtına düşen, uğrunda dağlar delinen olmak olacak, dağları delen değil.Suyu bulmak Ferhâd’ın bahtı. Aslı, en fazla bir âh, felekleri tutuştursa da. Açılıp kapanan düğme Aslı boyundan ayağa.Yanıp küle dönmek Kerem’in hakkı olacak. Ben Aslı gibi miyim ya? Evli evinde, yerli yerinde, bana yazılansa, benim alnıma, Yûsuf’un gömleğini yırtmak boydan boya, nasıl karşı çıkarım yazgıma? Adım, ey geçmiş ve gelecek zamanların dişil ve doğurgan, duygusal ve duyarlı, hanım hanımcık, durağan, ve çaresiz ve lekesiz bütün hikâye kahramanları. Adım adınızla birlikte anılsa da, dağlar ve ırmaklar arasında, gökler ve yer arasında olduğu kadar mesafe olacak adımla adınız arasında. Siz, yazgınızla iffetli, çaba harcamayacaksınız eteğinizdeki çamuru akıtmaya. Ben yazgımı yükleneceğim önce sonra yazgımdan iffet çıkaracağım. Bu yüzden Yûsuf’un arka tarafından yırtılan gömleğinden Züleyha’nın önden yırtılan eteğine kadar uzanacak yolum, Adım adım, aşk benim hakkım. nazan bekiroglu
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#12 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 485
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Cocuk gönlüm kaygılardan azade
Yüzlerde nur, ekinlerde bereket At üstünde mor kaküllü sehzade Unutmaya basladigim memleket Sakagimda annemin sicak dizi Kulagimda falci kadinin sözü Göl basinda padisahin üc kizi Alaylarla Kaf dagina hareket..
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#13 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 485
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Yakub dedi:Bir baba bir anne gibi taşımasada karnında, kanından yaptığı sütle beslemiş olmasada bir yanını tamam ettiği hayatına sebep olduğu yavruları arasında ayrım yapabilirmi?
Birini onbirine fazla,on birini birine eksik tutabilirmi? Yusuf onbir kardeşinden farklı değil kalbimde Yusuf olarak.Ama Yusuf dediysem Yusuf'un gözlerinde Yusuf'tan başka bir şey gördüğümden.Yusufa sevdam Yusufun gözlerinde yansımasını gördüğüm ışıktan. Yusuf göl ben göle görüntüsü düşen mehtabın ardındayım. Yusuf ayna ben aynaya yasıyan ışığın tayfındayım. Yusuf suret, ben suretten içre aslolanın sevdasındayım. Nakşı görüpte nakkaşa nasıl kayıtsız kalayım?Varlığım ve mahiyetim, nasibim ve görevim Ondan ve Onun içinse Ondan gelen ışığa gözlerimi nasıl kapayayım?Yusuf'ta onbir kardeşi kadar evlat bana. Neyleyimki Yusuf'tan fazlası var Yusuf'ta Yusuf'u sevdi Yakub. Yusuf'u çok sevdi farklı sevdi. Ve kendi muhabbetinden başı dönerken Yakub'un anladıki kendisine sırrını gösteren gökler başının üzerinde muhabbetin temeliyle dönmektedir. Ve anladıki Yusuf'u bir babanın evladına duyduğu muhabbetle değil, İlahi nurun cezbesine kapılmış bir peygamberin diğer bir peygamberi sevdiği gibi sevmektedir.(nazan bekiroğlu/yusuf ile züleyha)
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#14 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 485
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
... Yusuf göl, ben göle görüntüsü düşen mehtabın ardındayım... Yusuf ayna, ben aynaya yansıyan ışığın tayfındayım... Yusuf sûret, ben sûretten içre aslolanın sevdasındayım... Nakşı görüp de, nakkaşa nasıl kayıtsız kalayım? Varlığım ve mahiyetim, nasibim ve görevim O'ndan ve O'nun içinse, O'ndan gelen ışığa gözlerimi nasıl kapayayım??? ... Nazan Bekiroğlu
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#15 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 485
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Ey örtüsüne bürünen gece kadar güzel sevgili
Şimdi gerçekten bir rüya,tamamlanmış bir fetihsin bana Merhaba ey yollarına döküldüğüm fetri cana safa gelen merhaba Ey akıncılarımı barındıracak şehir Benim şehrim merhaba... Boyuna kanıyor,nasıl süzülüyorsa,akıyorsa Nil, Öylece akıyorsun içimdeki şehirden Şehirler ki; tüm tebaası sen Şehirler ki; tebaaya hayat veren sen Şehirler ki; en girilmez kapıları sana ram olmuş Benim efendim merhaba En alt basamaktan yola çıkıpta On sekiz bin alemin kendisi olan merhaba... Çok mu yoruldun gecenin ordularını aşarken Çok mu çıkmazlardan geçti yolun bana gelirken Gözlerimle gören deniz gözlerinle Ağladığım merhaba Ey yağmurun sevgilisi Ey Mısır'ın yorgun ve siyah gülü... Irmak olarak bana çıkacaksın unutma Gül dikenine dayayıpta sinemi Öleceğim unutma Ey arka bahçelerin incisi Ey adım adıyla bile yazılacak olan merhaba Seni buldum tamamlandım merhaba Şimdi üzerinden güneş geçen aydınlık bir duvara Parmağımın ucuyla Bir 'Z' çizdim, ben:Yusuf Yanına bir 'Ü',sonra bir 'L' Sonra 'E', sonra 'Y' ve 'HA' ZÜLEYHA...merhaba... Bir nar çiçeğine yürüdüm mevsimler boyu Bir çöl yorgunluğu çöktü üzerime Bir vaha sekinesi indi kalbime Kuyunun dibindeyim kervanlar bulsun istemem Gömleğim kanlar içinde Köle pazarında satıldım ya Sensiz geçer akçem yok aşk mezadında Ah benim devletim,ah benim ülkem Benim ömrüm Merhaba... Ben Yusuf,sınanmış bir kalbin sahibiyim Şöyle buyur,bu kalp senin efendim Şimdi ben Yusuf,tut ki, Mısır'a azizim,efendim Boynumdaki künyede hala vasfım yazılı:"ZÜLEYHA'YA KÖLEYİM"...
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#16 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 485
Tecrübe Puanı: 7
![]() |
Bugün öyleyim ki, eşeğin yükten ayırt etmem. Öyle kendimden geçmişim ki, gülü dikenden ayırt etmem. Bugün sevgilim beni yolumdan aldı, öyle bir hale koydu ki, sevgilimle öyleyim ki, kendimi sevgilimden ayırt etmem.
Dün şarap beni sarhoşluktan darağacının tepesine çıkardı. Bugün ise öyleyim ki, kapıyı darağacından ayırdetmem. Ben pazarın kuyumcusunun elindeki terazi gibi pazarı düzenlendirir dururum da pazar nedir? Bilmem. Ben, Tebrizli Şems-ül Hakkın elindeki kalem gibi uzun defterler yazarım ve defterin ne olduğunu bilmem.
__________________
ibrâhîm içimdeki putları devir elindeki baltayla kırılan putların yerine yenilerini koyan kim ..ibrâhîm gönlümü put sanıp da kıran kim ... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Seçenekler | |
|
|