![]() |
|
|
#1 | ||||||||||||||
|
Radyo DJ
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 2.739
Tecrübe Puanı: 6
![]() |
[b]charles:Buradan gitmene izin veremem, Şef biliyorsun.
tbag:Köpekler.Görevlilerden kaçmayı ne zaman denesem her seferinde bu lanet köpekler yüzünden yakalandım.Öyle görünüyor ki, kendi pis kokun haricinde hayatındaki her şeyden kaçabilirsin. cnote:Evet. Bazılarımızın kokusu diğerlerinden daha kötü. tbag:unta Kinte, sen noel şekerlemeleri gibi kokuyor olabilirsin.Ancak kokundan kurtulmazsan peşindeki polislere seni bulmaları için güzel bir yol tarifi ve de taksi parası bırakmış olursun. abruzzi:Theodore haklı adamım. mike:hücrelerimizi temizlemeliyiz.Yastıklar, çarşaflar, her şey.Kokudan ya kurtulacağız ya da kokuyu değiştireceğiz. charles:Buradan gitmemiz gerek.Hemen.Nasıl buldu bilemiyorum.Bulmuş işte. mike elik öylece ortada mı yani şimdi?charles:Elimden geldiğince kapatmaya çalıştım.Ama birinin Bellick'in eksikliğini farketmesi an meselesi. mike:hava kararır kararmaz gidiyoruz tbag:güzelim bu gece kaçmak için hazır değiliz ki cnote:Bellick o deliği bulduğu andan itibaren Ve onu buldukları an başladığı gibi bitecek. mike:kalın o zaman.Yarınki gazetelerde, o odadaki deliği kazan ekipte kimler olduğunu öğrendiklerinde ne kadar ceza aldığınızı okuyor olacağıma eminim. cnote eki ne yapıyoruz adamımmike:john bu gece uçağı hazırlatabilir misin? [b]abruzzi:elbette mike:mutfakta görevlisin dimi? cnote:evet mike:Yerleri ovalamak için ne kullanıyorsunuz? cnote:Tam olarak bilemiyorum. Ama amonyak gibi bir şey olması lazım. mike:Bu işimizi görür. Alabildiğin kadar çok almaya çalış.Ben de revirin anahtarını almaya bakacağım.Siz geri kalanlar da, hücrenizdeki kokunun çıkması için bulabildiğiniz her şeyi kullanın. sucre rda atladığımız bir konu kaldı.Ağabeyin. 24 Saat gözetim altında. Yani demek istediğim eğer bu gece zamanında bize yetişemezsen seni bekleyemeyiz biliyorsun değil mi?linc:şef gardiyan:ne istiyorsun? linc:Kardeşim Ortak Koğuşlarda.Kaza hakkında hiç bir şeyden haberi yok. gardiyan:yani? linc:Acaba ona bir mesaj iletme şansım var mı diye merak ettim de? gardiyan:tabi Vasiyetine yazarsın. veronica:apu müdürlüğünden bir arkadaşım zamanında firmamın bir çok işini halletmişti.O telefon numarasından Blackfoot'daki bir adrese ulaşmış. paul:nerdeymiş peki? veronica rtaya çıkan şu ki; Montana'daki küçük yerimiz, bir süre önce iki milyon dolara bağımsız bir arazi şirketi tarafından satın alınmış.Bu büyüklükte bir iş için oldukça doğal değil mi?tbag:Makkos, o brüksel lahanalarını yiyecek misin? makkos:hayır tbag:Almamın sakıncası var mı? makkos:alabilirsin.berbat kokuyorlar tbag eğil mi ama?çocuk:Hey, söylemek istediğin. mike:bu gece çocuk:ne? mike:Plan değişikliği. ..çocuk eki ya şeymike:bu gece adam:Size verdiğimiz destekten memnun kaldınız mı? b.yardımcısı:evet adam:güzel.Bunu, karşılıksız verilmiş gibi düşünmenizi asla istemeyiz. b.yardımcısı:beni tehdit mi ediyorsunuz? adam:tehdit gibi mi geldi?Caroline, bunları daha önce de yaşamıştık.Siyasi vicdanın yaşadığı gel gitler.Ama gördük kü günün sonunda istediğimizi yine almışız.Bu, bize kimin yardım ettiğine bağlı.Eğer o çelimsiz yaşlı salağın ikinci dönemini bitirmesini ve bu ülke için en hayırlsını,ekonomimiz için en doğru olanı yapmaya ikna edemezsen O zaman belki de aradığımız yardım edecek kişi sen değilsindir. sara:Yeter, Michael. Yalanlarına bir son ver artık.Tesadüflere, uydurma hikayelerine son ver. mike üşündüğün şey değil.sara:Ne yaptığını biliyorum.Ama soru şu; itiraf edecek kadar delikanlı mısın? mike:anahtarlar sara:Tebrik ederim.Bana karşı dürüst olduğun ilk konu bu mu? mike:değil sara:Neyin peşindesin,Michael?İlaçlar mı?İğneler mi? mike:hiçbiri değil. sara:ne peki? mike:Lütfen anla beni.Seni asla buna karıştırmak istememiştim. sara:Şey, o zaman çok kötü bir iş çıkardın. mişke:Buraya sana bir şey söylemeye geldim.Ağabeyimi buradan çıkartıyorum.Bu gece.Ve yardımına ihtiyacım var. sara:Michael, dürüst olmak gerekirse daha fazla bir şey söylememen senin yararına olur. mike:Masum olduğunu sen de biliyorsun. sara:Söylediğin şeyi yaparsan masum olmayacak. mike:en azından yaşıyor olack sara:Bana söylediğin her şeyi rapor etmem gerektiğini biliyorsun değil mi? mike:evet sara zaman neden sylüyorsun?mike:Çünkü yardım edebilecek tek kişi sensin.Çünkü çözümün bir parçası olmak istediğini biliyorum.Evet, buna suç ortaklığı yapmak çözümün bir parçası değil ama.Bu konu hakkında bildiklerin varken hiçbir şey yapmamak da çözüm değil. sara:Bunu benim üzerime yıkmaya nasıl cesaret edebiliyorsun?Ben elimden geleni yaptım.Gerekli bilgileri babama ilettim. mike:Babana saygısızlık etmek istemem ama Lincoln'ı bu tuzağa düşürenler Diyelim ki üst düzey güvenlik önlemleri alabilecek kişiler. sara:Şimdi de komploya mı döndü yani? mike:Buraya tartışmaya gelmedim. sara:Benden kanunu çiğnememi istiyorsun. mike:Senden sadece bir hata yapmanı istiyorum.Ne kimseye zarar vermeni ne de bir şey çalmanı.Sadecekapıyı kilitlemeyi unutmanı.Bu gece çıkarken kapıyı kilitlemeden bırak.Hepsi bu.lütfen sara:kaçacağınız yer burası mı? mike:Kapıyı çevreleyen camlarda alarm bağlantıları var.Aksi halde senden bunu yapmanı... sara:Planının bir parçasıydım.Bütün hepsi numaramıydı yani? mike:başta evet.Burada olmak zorundaydım.Ama daha sonra burada seninle olmak istedim. abruzzi:Planda biraz hızlanma olacak. adam:Hızlanma derken ne kadar yani? abruzzi:bu gece adam:Adi herif seni. abruzzi:sanırım bir problem yok demek istedin, değil mi? adam:Evet. Tabii ki. Çaresine bakılacaktır. abruzzi:kamyon nerde olacak? adam:Eski değirmenin arkasında.Son bir soru, John.Daha büyük bir uçak ister misin?Çünkü sadece üç koltuk olacak.Hatırladığım kadarıyla 7 veya 8 kişi olacak demiştin. abruzzi:Şey, herkesin uçak bileti olamayacak. abruzzi:Plan değişikliği.Kızı bu gece uçak pistine getireceksin. adam:bu gece mi? abruzzi:Yanlış mı telaffuz ettim? adam:Hayır, şey işler biraz karışabilir de. cnote:Hayır, Çaylak.Fazladan bir kişi demek fazladan hata yapabiliriz demek.Gelmiyor. mike:bunu tartışmayacağız cnote:nasıl yani? ..mike:geliyor pope:Seninle tanıştığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.Evet. Sanıyorum pek fazla yapı mühendisi Fox River'a uğramıyordur.Hayır, hayır. Vasıfların için demek istemedim.Bunu söyledim çünkü, sen çok terbiyeli genç bir adamsınve senin gibiler gerçekten de Fox River'da pek bulunmazlar. linc:Yani bütün bu olanlar,geçen bunca zaman aslında benimle hiç bir zaman ilgili değildi.Tamamen babamla ilgiliydi. mike:inanamıyorum linc:michael,michael mike:ne?Bana söylemek istediğin bir şey var mı? linc:Az önce sana babamız hakkında tüm bildiklerimizin yalan olduğunu söyledim ve tepki bile vermedin. mike:gitmemiz gerek bu gece linc:Sen neden bahsediyorsun? mike:Bellick, deliği buldu. O yüzden ya şimdi gideriz ya da bu iş biter.Bak, biliyorum bu biraz zor...olacak ama bunu başarabilirim. linc:michael yeter artık mike:Bağlı olduğun zincirler...bunu başarabilirim linc inle beni!Gitmelisin.mike:Böyle söyleme. linc:bana bak.Bunu başaramazsın...beni bırak.git b yardımcısı:Bazılarımızın ileriyi de düşünmesi gerekiyor. başkan:Aslında, ben de ileriyi görme anlamında bazı fikirler yürütüyordum, Caroline.Özellikle kendi kampanyam hakkında. b yardımcısı:ne? başkan:Bir değişiklik yapmayı düşünüyorum.Yerimi Senatör Challis'e bırakmayı düşünüyorum. b yardımcısı:bunu yapamazsın başkan:Yapamaz mıyım?Caroline,siyasetimiz hakkında sorun çıkaran sensin.Sen yasa değişimi için değil kendine çıkar sağlamak için oy kullanıyorsun.Değişim yaratmak için değil talep görmek için uğraşıyorsun. b.yardımcısı:Beni, görüşlerini paylaştığımı için değil karşı cinsten olduğum için seçmen listesin aldın sen.O yüzden sakın bana ahlak dersi vermeye kalkma. vali:Annen nasıl derdi?"Uygun ayakkabıların olmasa bile dansa davet edilmek her zaman güzeldir." sara:Aynı zamanda "Baban yalan söyleyen bir şerefsiz." de derdi. sara:Bana sadece şunu söyle ölüm emrini imzalamadan önce veya sonra sana Başkan Yardımcılığı teklifinde bulundular mı? vali:Senin gibi bir hırsız ve bağımlıyla ahlak değerlerini tartışacak değilim.Gerçeklerden bahsetmek ister misin, Sara?Seni ve senin o bağımlı erkek arkadaşlarını hapishaneden çıkarmak için kaç kere torpilimi kullandım?Kaç defa? Üç müydü?Yoksa dört mü? nick:Bunu yapmana izin veremem. veronica:bunca zaman onlar için mi çalışıyordun?tasmanı kim tutuyor nick?Steadman mı?Kellerman mı? pope:Bayan Bellick?Telaşlanacak bir şey yok.Biz sadece... Onu bugün hiç görmedik ve acaba hastalandı ve evde yatıyor mu diye merak ettik.Demek Brad sizi bu sabah geldiğinde aradı öyle mi?Ve burada olduğunu söyledi, öyle mi?Teşekkür ederim,Bayan Bellick.Sizi de haberdar edeceğiz. İyi olduğuna eminim.Mack'e telsizle bildir.Otoparkta Bellick'inkamyonetini kontrol etsin.Bulursa, hemen beni arasın. mike:üzgünüm.buraya tekrar dönmek zorundaydım pope:Ben.Ben anlayamıyorum.Neden bunu yapasın mike:kaçıyorum.Ve ağabeyimin de benimle gelmesine izin vereceksiniz. |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Tags |
| break, bölüm, prison, replikleri |
| Seçenekler | |
|
|