![]() |
|
|
#1 | ||||||||||||||
|
Radyo DJ
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 2.739
Tecrübe Puanı: 6
![]() |
manche: Ateş etmeyin!Ateş etmeyin, lütfen!
gardiyan: 10-98 durumu mevcut! Duvardan kaçan mahkumlar var!Başka kimler vardı?Kim vardı dedim! manche:hiç kimse gardiyan:hiç kimse öyle mi? manche:kimse yoktu gardiyan:konuş yoksa yemin ederim şuracıkta boynunu kırıveririm. manche:bilmiyorum gardiyan:isim ver bana isimlerini istiyorum manche: Scofield.,Burrows, Sucre ve Vanila ice’a benzeyen çocuk gardiyan:başka kimler vardı? manche: Bagwell.C-Note,Abruzzi.Ve o meraklı ruh hastası. gardiyan: Başka birileri daha var mıydı?Başka birileri daha var mıydı dedim! manche: Westmoreland. gardiyan:mahkumlar duvarın üstünden kaçmışlar pope:kaç kişi? gardiyan:8 bellick: Pompalı tüfeğimi getirin bana. gardiyan: Pope çoktan bütün gardiyanlara gerekli emirleri verdi bile. bellick: Yanlış mı söyledim acaba?Pompalı tüfeğimi getirin bana! pope: Bu adamlar, duvardan kaçarak bir seçim yaptılar.Ve bu seçimleri, halka karşı bir tehdit unsuru oluşturmaktadır.Şimdi, çoğunuzun da bildiği üzere bunlardan bazıları katil mahkumlar.Şimdi, bizim işimiz halkımızın güvenliği sağlamak ve korumak.Bu da demek oluyor ki eğer güvenliği sağlamak için onları öldürmemiz gerekirse Tanrı'nın da yardımıyla bunu yapacağız!Şu andan itibaren herşeyi göze almış durumdayız, beyler.Duvardan kaçışlarından İtibaren şimdiye kadar oniki dakika oldu.Yani yaya olarak en fazla 1,5 km gidebilirler.Eğer bir araç bulabilirlerse,o zaman onbeş km uzakta olabilirler.O yüzden, hadi harekete geçelim artık! sucre:lanet olsun köpekler üstümüze geliyor mike:kimse kımıldamasın.kokumuzu alamazlar linc: Resmen karanlıkta parlıyorsun.çıkar şu kıyafeti haywire:soğuktan donarım linc: Şu kaçığın çaresine bakmalıyız abruzzi:tamam cnote:evet italyan efendi.Nerde bu minibüs? abruzzi:Biraz inançlı ol. İşte orada söylemiştim size. linc:John anahtarlar nerde? abruzzi:söyledim ya ağaçların yanındaki çöp tenekesinin içinde, naylon torbada. haywire:hayır hayır mike:ne yaıyorsun sen? abruzzi:bu beni durdurur mu sanıyorsun? tbag: İki kere düşün Johnny Evlat. Ne dersin?Eğer beni vurursan, buradaki Güzel ile birlikte yanınızda 77 kiloluk ölü bir et yığınını da Alabama'ya kadar sürüklersiniz.Ve özellikle de senin şu Fibonacci'yle arandaki küçük kan davanı halledebilmen için ona ne kadar ihtiyacın olduğunu da göz önünde bulundurursak. O yüzden ben, o tetiği çekeceğini hiç sanmıyorum. adam: Bu, glikosit saksitoksin bileşimi,hızlı ve ani bir şekilde kana karışarak aktif hale gelir.En kuvvetli kalp kasları bile en fazla beş dakika daha fonksiyonunu sürdürebilir.ardından da kurtulma şansı olmayan kuvvetli bir kalp krizi meydana gelir. adam 1: Peki toksik ve zehirli madde testleri sonucunda ne olacak? adam: En güzel yanı da bu hiç iz bırakmıyor.Ölüm, normal sebeplerden ötürü gibi gözükecek. adam 1: Bu vatan hainliğinde son nokta farkındasın değil mi? abruzzi: Eğer o anahtarı almak için bağırsaklarını deşmeyeceğimi sanıyorsan, büyük sürprize hazırlansan iyi olur. tbag: Son kez bana elinde bir bıçakla geldiğinde olanı hatırlamanı öneririm. mike:kapa çeneni.ikinizde.Bunu Meksika’da halledebilirsiniz. pope: kapı açık bırakılmış, Katie. katie:ben yapmadım. pope: Peki kim yaptı? Sadece sen ve Dr. Tancredi gece boyunca buradaydınız. katie:ben yapmadım pope: Yani diyorsun ki Dr. Tancredi yaptı öyle mi? katie:hayır pope: Bir şeyler bildiğini biliyorum, Katie.Ve bildiğin en ufak şeyi bile bana söylemelisin.Eğer söylemezsen kaybedeceğin şey işinden çok daha fazlası olacak.Bilgi saklamak seni de suç ortağı yapar. katie:sara pope:ne olmuş sara’ya? katie: Scofield'a karşı bir şeyler hissediyordu. pope:teşekkürler Katie mike anahtarı senden alacağız.S***** zorunda kalsan bile umrumda değil.tbag: Bazen sen de ağzını bozuyorsun, Güzelim. mike:ne? linc:lanet olsun çamura saplandık mike:uçak pisti ne kadar uzaklıkta? abruzzi:yürüyerek mi? Belki 3,5 kilometre. mike: Daha neyi bekliyoruz ki?Hadi kıpırdayın! linc: Birbirinize bağlıyken üç metre bile yürüyemezsiniz. mike:biz hallederiz değil mi? tbag: Tabii ki, Güzelim.Takım arkadaşıyız ne de olsa. mike: Sen buraya kadar geliyorsun arkadaşım. çocuk: Nasıl yani?Hayır dostum.Beni burada öylece bırakıp gidemezsiniz. mike: Bir anlaşmamız vardı,hatırladın mı? çocuk: Evet, ama yapma bunu kardeşim. mike: Sen ve ben kardeş değiliz.Bildiklerimi çocuklara söylememi istediğini hiç sanmıyorum.Şimdi yürü hadi. tbag:bir sorunumuz var güzelim mike:çömelin cnote: Bu şekilde 3,5 kilometre ilerlememiz mümkün değil.Özellikle de şu helikopter tepemizdeyken. sucre: Eğer düşündüğümü başarabilirsem, mümkün. linc:ne yaptığını biliyormusun sen? sucre: Şaka mı yapıyorsun?Bunu düz kontak yapmak tost makinasını tamir etmek gibidir.Eğer bu Acura veya şu Çin malı otomobillerden biri olsaydı o zaman iş değişirdi.Elektronik ateşleme, bilgisayar çipleri, hiç kalkışma bile.Ama bizim için sorun yok. cnote:Meksika nasıl bir yer? mike:hiç gitmedin mi? cnote: Irak, China Town ve Fox River dışında hiçbir yere gitmedim.Ailenle yaşayabileceğin bir yer midir? mike: Birçok aile orada yaşıyor yani en azından öyle duyuyorum. cnote:Zenci bir adam için bir Amerikalı adam için orada ailesiyle yaşamak. mke:demek planın bu öyle mi?seni Meksika da mı bekleyecekler? cnote: Evet, onları görememek çok daha kötü.Ve buna daha fazla katlanamam. tbag: Neler oluyor? Neler oluyor?Ne yaptığını sanıyorsun? Ne yapıyorsun? ...abruzzi:kafasını kesmediğim için şanslı sucre nun elini kestin.sen onun elini kestinlinc:kapa çeneni sucre. adam:kim var orda? linc:hadi gidelim sucre nu bu şekilde bırakamayızcnote:kalmak mı istiyorsun?keyfine bak pope: Vali, sizi rahatsız ettiğim için üzgünüm ama şey.Bir durum söz konusu.... vali.bunu izliyor musun? pope:neyi izliyor muyum? vali. Televizyonunuzu açmanızı öneririm,Sayın Müdür. Spiker: Washington Tıp Merkezi doktorları Başkan Mills'in yaklaşık olarak 45 dakika önce acil bakım ünitesine getirildiğini doğruladılar.Baş Hekim açıklamasında Başkan Mills, çok şiddetli bir kalp krizi geçirdiğini ve doktorlar olarak onu geri getiremediklerini sözlerine ekledi.Washington Tıp Merkezinden gelen bilgiler artık resmiyet kazanmış durumda.Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Richard Mills yaşamını kaybetti.Ve Başkan Yardımcısı Reynolds' da prosedürü yerine getirerek açıklanmayan gizli bir yerde şu anda Birleşik Devletleri'nin. 46. Başkanı olmak üzere yeminini ediyor. reylonds: Ne demiştin? İşleri halledemiyorum değil mi? ajan: Sayın Başkan Yardımcım,belki de bir araya gelir ve nasıl hareket edeceğimiz hakkında birlikte tartışırdık... reylonds: Artık "Başkan" diyeceksiniz, hanımefendi.Ve sekreterlerimle konuşmanız gerekecek.Nedense bütün programım bir anda doluverdi.Anlayış göstereceğinizden hiç şüphem yok. Flashback -Sanığı, Terrence Steadman'ı öldürmekten dolayı suçlu bulduk. -Bugün burada, Lincoln Burrows'un avukatı tarafından yapılan rezillik kardeşime ve anılarına yapılan alçakça bir hakarettir. -Merhumun dişlerine ait bir kalıp çıkardık ve Terrence Steadman'ın diş tedavi kayıtlarıyla karşılaştırdık. Mükemmel bir eşleşme oldu. -peki terrence’ı kim öldürdü? Kimse veronica: Merhaba,Terrence mike,linc,cnote,tbag,abruzzi,sucre:hayır hayır hayır sucre:şimdi ne yapıyoruz? mike.koşuyoruz. |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Tags |
| break, bölüm, prison, replikleri |
| Seçenekler | |
|
|