![]() |
|
|
#1 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 291
Tecrübe Puanı: 3
![]() |
Eroin, morfin, kokain gibi afyon türevleri; barbitürat türevlerinin başta olduğu uyku ilaçları, trankilaz dediğimiz sakinleştiriciler, alkol, amfetamin gibi uyarıcılar, esrar ve LSD, yaygın olarak kullanılan uyuşturucu maddelerdir.
Bu maddelerin farklı kullanım sebepleri olmasına rağmen temelde gaye, dertlerden uzaklaşmak ve zevk almaktır. Fakat bu kaçış ve bu serap gibi olan zevk, zehirli bir bal olmaktan öteye geçemez. Tadı damağında kalan insanı kıvrandırmaya başlar uyuşturucular.. Bu maddelerin fiziki, psikolojik, sosyal ve mali planda açtıkları yaralar o kadar derindir ve uluslararası platformda uyuşturucu kaçakçılığı o kadar girifttir ki dünya devletleri sonunda meseleyi çözmek için işbirliği yapmaları gerektiğini idrak etmişlerdir. Bununla birlikte alınan tedbirlerin yetersiz kaldığı görülmektedir. UYUŞTURUCU MADDE KAÇAKÇILIĞI "Altın Üçgen" Çin, Hindistan ve Tayland arasında kalan üçgen şeklinde bir bölgenin, "Altın Hilal" de Pakistan, Afganistan, İran sınırı boyunca uzanan hilal şeklindeki bölgenin adıdır. Bu bölgeler ve Güney Amerika ülkeleri uyuşturucu maddelerin üretildiği merkezler olarak bilinmektedir. Geçen yüzyılda batılıların, Uzakdoğu ülkelerini sömürürken buraların insanlarını uyuşturucuya alıştırarak pasifleştirmeye çalıştığı malumdur. Kaderin garip bîr cilvesi olarak buradaki halk, şimdi, batı insanını zehirleme görevini üstlenmiştir sanki. Peru ve Bolivya, büyük miktarlarda kokain üretmektedir, fakat bu konuda asıl söz sahibi Kolombiya'dır. Bu ülkelerde yaklaşık 160.000 hektar arazinin yasadışı kokain üretimine ayrıldığı tesbit edilmiştir. Yılda dört kez hasat yapılabilen bu alanlarda senede 400 ton kokain üretilmekte, bunun 200 tonu Avrupa ülkelerine, 200 tonu da Amerika Birleşik Devletleri'ne taşınmaktadır. Kazanılan milyarlarca dolar da, bazı yer altı örgütlerinin, birtakım büyük şirketleri paravan olarak kullanması sonucu telex, faks veya bilgisayar ekranları aracılığıyla, çok sayıda sıfırlar halinde bir ülkeden diğerine akmaktadır. Güney Amerika'da uyuşturucu kaçakçıları, halka hoş görünmeye çalışarak büyük bir nüfuz elde etmişlerdir. Fakir halk için yaptırdıkları evler, kilise ve futbol sahaları insanları o kadar etkilemiştir ki bu insanlar adeta millî kahramanlar olarak görülmeye başlanmıştır. Bu kaçakçılar, kahve, zümrüt, marihuana ve en çok kâr getiren mal olan kokain ticareti yaparlar. Güneyden aldıkları ürünü kendilerine ait rafinerilerde işler, sonra da hava veya deniz yoluyla kuzeydeki pazara götürürler. Tabii bütün bu çalışmalarını yürütebilmek için milyonlarca dolar rüşvet verirler, kiraladıkları katiller, bir motorsikletle devriye gezer; biri motorsikleti kullanırken diğeri de makineli tüfeğiyle kan koklar. Peru'daki öğrencilerin birçoğu; tatilde uyuşturucu kaçakçılığına bulaşmaktadır. Ormanın gözden uzak kesimlerindeki üretim merkezlerinden kokaini taşıyarak harçlıklarını çıkarmaktadırlar (!).Tabii bu arada narkotik biriminden polislerin veya diğer kaçakçıların kurşunlarından sıyrılabilirlerse. Ebeveynler, çocuklarının adeta bir savaşa gittiklerini düşünmektedir. Gerçekten de oralarda bir savaş yaşanmaktadır. Peru'da üç hafta içinde üç köprü havaya uçurulmuştur. Polis üniforması giymiş birkaç kişi bir otobüsü durdurarak üç genci aşağıya indirmiş ve oracıkta kurşuna dizmişlerdir. Suçları: Polisle işbirliği yapmak. Polisle işbirliği yapanlar sadece masum halk değil. Kaçakçılar, uçakla yaptıkları her seferden sonra polise yeşil kağıtlar vererek şükranlarını ifade etmektedirler. Oradaki halkın manalı bir sözü var: "El Poderoso Senor Don Dinero puedo hacer todo." (Para her kapıyı açar). Bu kaçakçılara karşı tedbirler almaya çalışan yetkililere neler mi oluyor? Kendilerine iki şıklı bir teklif yapılıyor. Ya gümüş veya kurşun. Yani ya yarım milyon doları alıp adamlarımızı serbest bırakacaksın veya önce ailenin sonra da senin üzerine kurşun yağacak. Buradaki uyuşturucu kartelleri. mevkilerini korumak için 30 hakim, bir savcı ve yüzlerce memur ve vatandaş öldürmüşlerdir. Uyuşturucu madde kaçakçılığı o kadar cazip bir iştir ki polisler şimdiye kadar sadece bir rahibe yakalamadıklarını ifade etmişlerdir. (Pervaneli bir uçakla uyuşturucu kaçırırken bir rahip yakalanmıştır). Hava ve deniz yoluyla tonlarca zehirli bal kaçırılırken bazı taşıyıcılar çok daha garip bir yol bulmuşlardır. Gümrüklerden geçerken midelerine indirdikleri küçük naylon torbalarla önemli miktarda uyuşturucu kaçırmaktadırlar. Tabii, x ışınları yardımıyla bunları tesbit edebilen aletlerin kullanılması ve işin riski (torba patladığında başına neler geleceğini düşünün) bu insanları başka yollar bulmaya itmektedir. Güney Amerika'da yüzbinlerce insan, geçimini uyuşturucu maddelerin elde edildiği bitkileri yetiştirerek temin etmektedir. Bu yüzden ABD gibi devletlerin girişimleri pek sıcak karşılanmamaktadır. Zira bu insanların yapabilecekleri alternatif işler nedense pek gösterilmemekte, sadece baskıyla sonuca gidilmeye çalışılmaktadır. Hatta bu arazilerin zirai ilaçlarla havadan ilaçlanarak yok edilmesi de düşünülmekte, fakat Güney Amerika'da yer alan devletler, getireceği muhtemel problemleri düşünerek bunu kesinlikle kabul etmemekledirler. Uyuşturucu ahtapotu batı dünyasını öyle kıskıvrak sarmıştır ki yetkililer elleri kollan bağlı beklemektedirler. İspanya'da öğrenciler, nereden esrar alabileceklerini öğretmenlerinden ırmaktadırlar; zira sigara şeklinde satılan bu uyuşturucular, sigara fiyatına satıldığından, boşlukta nefes almaya çalışan bu zavallı gençlerin içmemeleri için hiçbir sebep yoktur. New York'da birçok iş adamı, her hafta birkaç gram kokain tüketmekte, masraflarını karşılamak üzere de müşterilerine kokain pazarlamaktadırlar. 8 milyon kokain müptelasının doğurduğu talep anaforu etrafında dönen arz piyasasının gözü dönmüş katillerine karşı tabii olarak polis, çekingen kalmaktadır. New York birkaç sene önce garip bir hadiseye şahit oldu. Bir zenci, vali tarafından ödüllendirildi. Bu zencinin marifeti, New Yok tarihinde ilk kez, bir bölgeyi uyuşturucu bataklığından temizlemesiydi. Önceden o bölgenin "uyuşturucu babası" olan zencinin müslüman olduktan sonra raiyetindeki bütün adamları arkasına alarak yaptığı temizlik ABD'de büyük bir şaşkınlık uyandırdı. Uyuşturucu illetine nasıl bir çare bulabiliriz? Bu zehirli baldan daha tatlı, mübarek bir şerbet gerekli bize. Zira. uyuşturucudan zevk alan insanlara daha safi, daha lâhutî, daha baş döndürücü bir zevk sunmazsak bu illete yakalanmaktan pişman olmazlar. Onları iliklerine kadar dolduracak, doyuracak, fizikî ve ruhî dünyalarını huzura kavuşturacak, kedersiz zevklerle tatmin edecek bir şerbet lazım. Bu da ancak ihlas kadehinde sunacağımız iman şerbetidir. Yusuf ALAN
__________________
İnciden den incinme incidenden Kemal den noksan imiş incilen incidenden |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Tags |
| "uyuşturucu", zehirli |
| Seçenekler | |
|
|