![]() |
|
|
#1 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 35
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
?
Ne zaman yüzüne baksam yalnızlığın o mutlu gerilimi O öksüz göl hızla derinleşir biliyorum, acılarım hiç bitmeyecek, bu öyle bir yeşil Ne zaman gözlerinin içine baksam, biliyorum ikimizi de aşar, o kapının ardındaki masal bense yüreğimin bu hallerinden korkar, kalırım bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi geçip giden yüzlerine bakar kalırım Ömrün kısalığı çarpar camlara ateş hızla yayılır içerilere Akşam olur, evler dolar boşalır acıyla erir, yüzüne aşık çocuk Ne zaman gözlerinin içine baksam, biliyorum İkimizi de aşar, o kapının ardındaki masal. Aşk ve Yurtsuzluk Usul usul azalıyordu sevgisi, kalbi soğuyordu... Aynı masada, yanyana oturuyorduk, ellerinden tutuyordum... Akıntıya kapılmış bir çiçek gibi bilmediğim, bilmediği uzaklıklara doğru gidiyordu... Öyle acı çekiyordu ki sevgisinin azalmasından... Seni artık özlemiyorum, eskisi gibi içimi acıtmıyorsun, bu benim için ne büyük acı biliyor musun, derken sesi titriyordu. Dalından kopmuş bir çiçek gibi unutulmuş denizinde usul usul sürükleniyordu... Sevgimiz yurtsuz kalmıştı şimdi... Can çekişen bir hastayı ölümüne hazırlar gibi, nefesimi tutmuş saçını okşuyordum durmadan... Sevgisi, yaralanmış çocukluğumuzu ve dünyayı değiştirmeye yetmemişti. Hayal kanatları yanmış sevgisini öksüz kalan sevgime kattım. Sevgisi biterken gözlerime son bir kere baktım. İnanmıştı çektiğim ızdıraba... Son anda sarıldı bana: Hadi, sen de benimle gel, birlikte karışalım kayboluşa, dedi. Yapamam, dedim, istesem de yapamam. Bu sevginin ömrünü beklemeliyim... Bu sevginin beni götürdüğü yere kadar gitmeliyim... İçimde sırrın, kimseye benzemezliğin sızısı, yarım kalan yolculuğun aşk yüzlü çocuğu var... Sevgisi soğurken son tesellisi, son kıskançlığı, son umudu bu olmuştu.
__________________
ßénimLé Tanı$mak Mı İstiosun¿ Zéki OLmaLısın... ßéni YakaLamak Mı İstiosun¿ HızLı OLmaLısın... "ßén" OLmak Mı İstiosun¿ Ahuzahaha. $aka Yapıo OLmaLısın.!! Keşke Hep cOcuq KalLsaqta KaLpLerimiz Yerine DizLerimiz kanasa..! |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 35
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Aşta Yarın Yoktur Sevgili
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar Bu yolculukta artık para, tarifeler Beklentiler, randevular, taksitler, iş, Anneler ve korkular yoktur Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan başka bir ışığa teslim olur, Daha derinden anlamaya başlar, bilgeleşir Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur Hem dışındadır dünyanın, hem de tam ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin yakılan Yoksun adamın hissettikleri de onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, bir sokakta, Kartondan kulübesinde yaşayan kadının Çıplak yalnızlığı da Her şey onunladır, ona emanettir sanki, Ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de... Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, Kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla Hiçbir kitabın yazamadığı hakikatlere daha yakınızdır, İnan... Kim demiştir hatırlamıyorum, Aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, O yoğun aşık olduğum yıllarda, Gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla Bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, İnsanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan O derin sancının acısına ortak olsunlar diye... Aşk çok eski bir şeydir sevgili Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, Hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya... İnsan bazen nedensiz yere umutsuzluğa kapılır Kimselere veremez sevgisini, Kimselere derdini anlatamaz, evlere kapanır... Bazen denizler kıyılar çeker insanı. İnsan bu kapılmayı anlayamaz, Oysa Çok eski bir yerde yaşanmasından korkulup Vazgeçilmez aşkların sızısıdır bu. Bu sızı, bu yenilgi mevsimlerle yıllarla devrilir başka insanlara... Bir insanın yaptığı bir hatanın Tüm insanlara yayılması gibi... İşte şimdi biz de sevgili, Ya olmadık zamanlarda umutsuzluğa kapılıp, Soluğu evlerde alacağız, Ya da denizler, kıyılar çekecek bizi. Nasıl biz başkalarının korkularını taşıyorsak, Başkaları da bizim korkularımızı taşıyacak, Yenilgimizi, umutsuzluğumuzu... Birazdan sabah olacak... Para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, İş, anneler ve korkular başlayacak... Bunlar varsa bizim için geçerliyse Aşk yoktur ve hiç olmamıştır sevgili. Birbirimizi kandırmayalım... Hadi güne hazırlan, Yaşadıklarımızı unutmaya çalış Aşk bize güvenip verdiği büyüsünü, Sırlarını, cesaretini, bilgeliğini ve o ilkel, O yaban ağrısını geri alacak Bunlar olurken içimiz bir an Üşüyecek, Sonra geçecek... Hadi, oyalanma birazdan yarın olacak... Aşkta yarın yoktur sevgili.
__________________
ßénimLé Tanı$mak Mı İstiosun¿ Zéki OLmaLısın... ßéni YakaLamak Mı İstiosun¿ HızLı OLmaLısın... "ßén" OLmak Mı İstiosun¿ Ahuzahaha. $aka Yapıo OLmaLısın.!! Keşke Hep cOcuq KalLsaqta KaLpLerimiz Yerine DizLerimiz kanasa..! |
|
|
|
|
|
#3 | ||||||||||||||
|
Şimal Yıldızı
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 1.992
Tecrübe Puanı: 8
![]() |
cezmi ersöz bambaşka...
teşekkürler.
__________________
her an buralarda To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. KALBİNİN YARISI ATSA DEPREM SEBEBİ...
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#4 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 35
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Bir Daha Uyanmazdın
Martıların sana doğruyu söyleyecekti arzu tramvaylarına binmeseydin Acıların seni yeni bir şehre götürecekti Yürüyüşüne vurulmasaydın... Tuhaf, ele geçmez, tehlikeli bir hayvandın Şehrin yaban adamları sana öyle bakmasaydı uyur, bir daha uyanmazdın... Ellerin Vitrinin Dışında Nasıl Da Sıcak Beyza’ya Ellerinden utanıyorsun. Benim umutlu olmaktan utandığım gibi... Gösterişli bir vitrin gibisin. Ağladığını bir tek sen biliyorsun Ağladıkça daha da ışıldıyor sahipsiz güzelliğin. Bense hep yoldayım. Evim hiç olmadı. Kaçıyorum... Sahipsiz güzelliğin verdiği acıdan kaçıyorum. Kaçmaktan kaçıyorum. Hiçbir şey istemiyorum. Belki utandığın ellerini sadece... Ellerin vitrinin dışında, nasıl da masum sıcak. Alışmamışım mutlu olmaya ben, Ellerini vitrine koyup, kendimden kaçıyorum. Gel Biliyorum, konuşucak birşeyimiz yok Ama yine de gözlerini al gel Elindeki yarayı, suskunluğunu, acemiliğini Beni biri severse inanmam Seni biri severse utanırsın Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel Biliyorum konuşacak bir şeyimiz yok Ama ıstırabım sende, mutlaka al da gel
__________________
ßénimLé Tanı$mak Mı İstiosun¿ Zéki OLmaLısın... ßéni YakaLamak Mı İstiosun¿ HızLı OLmaLısın... "ßén" OLmak Mı İstiosun¿ Ahuzahaha. $aka Yapıo OLmaLısın.!! Keşke Hep cOcuq KalLsaqta KaLpLerimiz Yerine DizLerimiz kanasa..! |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 35
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Gözlerime Bak, Kır Beni
Soğuktan korkarsan küflenmiş gümüşle kaplanır bedenin Kendine kışkırtılırsın çiçekli mağarayı unutursan. Sana ikindi odaları yok anarşist ruhunu taşıyamazsan Kalbin gözlerini örterse flamalar düşer yerinden Yüzeyde kalır sevgin kendini abartırsan... Yağmurdan korursan sedeflerini kısalır ve karışır yollar. Haksız olur hep güneşe uçan kız kumların altında saklı kalır benlerin. Şımart içindeki sızıyı büyüklerin erişemeyeceği o yerde kal. Bırak içindeki kuş sadece ellerinle konuşsun... Kendini dokunulmaz bir güzel bulursan büyükler erişir sana Eğer irkilirsen yılanların çığlığından dünyayı kabullenirsin; dünya ki sıkıntı, kasvet, zehir...günaşırı intihar... Hadi önce benimle başla, gözlerime bak, kır beni yoksa...yoksa 'çaylar içine buz gibi akar'
__________________
ßénimLé Tanı$mak Mı İstiosun¿ Zéki OLmaLısın... ßéni YakaLamak Mı İstiosun¿ HızLı OLmaLısın... "ßén" OLmak Mı İstiosun¿ Ahuzahaha. $aka Yapıo OLmaLısın.!! Keşke Hep cOcuq KalLsaqta KaLpLerimiz Yerine DizLerimiz kanasa..! |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 35
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Hayallerini Yak Evi Isıt
Sevgim seni yurduna getirdi: tuzak ev,dilsiz baba,yenik anne... İşte hepsi bu... Hayallerini yak,evi ısıt. Gideceğin en büyük oda arka odan. İçerden sesleri geliyor annenle babanın, yanlış ilişkiler ayaklarını yerden kesiyor. Artık biliyorsun çarpınca duvara ne kadar acıyacağını kalbinin. Sevgim seni yurduna getirdi... Arkadaşların çok uzaklara gitti. Sevmeden seviştiler özgürlük adına Kaptırmadan kendilerini hiçbir şeye, bütün hazları tattılar. Sense evinde kaldın, acıları gömme töreninde. Katı kuralların vardı, tutucuydun onlara göre. Döndüler sonra birer birer sana sordular yine de kaderlerini. neydi yaşamak, neydi hayatın anlamı... Bütün yanlış ilişkiler seni yurduna getirdi. Artık biliyorsun yere düşünce ne kadar acıyacağını kalbinin. Sevgim seni yurduna getirdi. İyi Kalpli Günahkar İyi kalpli günahkar Kanaatkar ve şakacı bir gece lambası gibisin... Yanıyorsun sevişmelerin en koyusunda, Sönüyorsun binlerce bilmeceyle. Dışarıda mağrur, gizemli, yasakçı... İçeride sevecen, başıboş, ahlaksız. İyi kalpli günahkarları Aydınlatan bir gece lambası gibisin... Kendi yangınına aşık... Kalbini Bir Issızlığa Emzirirsin İncitir tenini Kim olursa olsun sevişmek, İncitir yüzleri olmayan bedenlerin Kimsesiz hazları... Çarmıha gerilmiş ruhlar Döner boşluğun çarkında. Bir elin burada, bu aşksız zamanlarda, Bir elin yorgun kalbinde, Döner bir gün döner diye beklersin, Tenini incitmeden kalbinin kapısını açacak el, Eldeki incetilmiş büyü, sabır, yangın... Beklersin, beklersin... Beklerken, Kalbini bir ıssızlığa, umut dolu bir yokluğa emzirirsin Kendini Saklama Çiçekleri Biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle içinde güvensizlik ağaçları küstüm otları kendini saklama çiçekleri Özlem kirlibir kan gibi yüreklerimizi boğmasın yalnızlık karanllık bir orman gibi çökmesin içimize diye Biz aşk bahçemizi küçük tuttuk seninle
__________________
ßénimLé Tanı$mak Mı İstiosun¿ Zéki OLmaLısın... ßéni YakaLamak Mı İstiosun¿ HızLı OLmaLısın... "ßén" OLmak Mı İstiosun¿ Ahuzahaha. $aka Yapıo OLmaLısın.!! Keşke Hep cOcuq KalLsaqta KaLpLerimiz Yerine DizLerimiz kanasa..! |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 35
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Kim Oldugunu Bilmedigim Birine...
Yasemin’e Karşiliksiz aşkinin zehrini taşiyordu bana Kokusu sinmişti inatçi ruhuma, kitalarima, ellerime... Öyle çok öpüşürdük ki, Agzinin tadiyla yerdim yemeklerimi... Öylesine inaniyordu ki dünyadaki son aşkla beni sevdigine, Bir gün ansizin korkunç bir özlem duymaya başlamiştim Kim oldugunu bilmedigim birine... Şimdi agzimda karşiliksiz aşkin o aç tadi... Karşimda o... Yine hüzünlü, yine yenik... Ama eşitiz artik, Damarlarimizda karşiliksiz aşkin o zehirli kani... Kurtlarla ve Annenle Dans Et İnsanın annesini sevmesi kendisini sevmesi değil midir aslında Kendi hayalgücünü ve o korkunç düşlerini Saatinin içini aç, annen sana bakacak Öp anneni, tanrıyı anımsa Beslenme çantana koymayı unutma karakutunu Kurtlarla ve annenle her sabah dans et Kurtlarla ve annenle her akşam dans et... Sen oradasın Yazılmamış bir şiir gibi... Saf ve masum Bütün öfkem bu sana Başeğmem ve sonsuzca arzulamam. Sakat Süvarinin Karısı Meğer çoktan dökülmüş aynalardan sırlar, çoktan yayılmış kanser kokusu apartman boşluklarına ve karanlık pencerelerde eski bir çığlık gibi yaşıyormuş kadınlar... Yoksa der miydim anneme küstah bir şaşkınlıkla, bırak artık bu beklemeleri, diye çünkü güzel günler geride kaldı, beklenen o güzel günler O da biliyordu oysa bahtsız kadınlar kabilesinde ölümün sıradan günlere paylaştırıldığını, felaketlerin basit sezgilerle farkedilip yürek ağrılarını dindirdiğini. Nitekim vazgeçmişti artık ipekli kumaşlar dikip sakat süvariyi beklemekten... Konuştuk uzun uzun -balolar, danslar, şenlikler ve Cumhuriyet... Sonra başını açmasını söyledim ona durdu... düşündü... ve karanlık anlamları bırakarak ardından incecik bir yalnızlık gibi sokaklara çıktı, hatırladı kendini... ürperdi... Akşamdı... Bizim gibi adamlar haber verdi ölüsünün Mercan Karakolu'nda bekletildiğini. Başörtüsünü ve amelelere Harb-ı Umumiyi anlatan sakat süvariyi kahveden aldım. Ne babamın polislere anlattığı dokunaklı anılar, ne de kirli deniz kokan saçları tanık oldu ölümüne... Onun ölümü ne kanser, ne kocası, ne komşular... Ölümü, elimde buruşturduğum bu başörtü bu baş... bu örtü... bu baş... bu örtü... bu baş... bu örtü...
__________________
ßénimLé Tanı$mak Mı İstiosun¿ Zéki OLmaLısın... ßéni YakaLamak Mı İstiosun¿ HızLı OLmaLısın... "ßén" OLmak Mı İstiosun¿ Ahuzahaha. $aka Yapıo OLmaLısın.!! Keşke Hep cOcuq KalLsaqta KaLpLerimiz Yerine DizLerimiz kanasa..! |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Acemi Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 35
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Savruk Yılların Soldurduğu Bedenime Dokun
Nilgün Marmara’ya Sevgi en solgun mevsiminden geçiyor belki de ve biterken bir kahramanlık çağı bu kanlı operayı seyrettiğim alevlerle gölgelenmiş aynadan kendime tutkun ayrılıyorum. Loş ışıkların altında birbirlerine kırık dökük aşk öyküleri anlatan orospu mesihlerden geçerken... Bu artık son kez dokunuşum akşamın parmak uçlarına. Ey uyumlu şizofrenler hüzünlü benciller bağışlayın bana bu akşamı... Kimsesiz çocukların gözlerinde seyrettiğim bu akşamı. Birkaç randevu için beklettiğim intiharım ve umudun kan kıyısından gelen kadın için bağışlayın. O esirgeyen gülüşü ve köpüklü eşarbıyla gelirdi çünkü umudun kan kıyısından gelirdi. Ve artık cüzzamlı çocukların yüzlerini okşayan elleri savruk yılların soldurduğu bedenime dokunsa kaygılanmazdı... Sevgi en solgun mevsiminden geçiyor belki de çünkü dönemem bir sokak köpeği gibi zehirlediğim yalnızlığıma... Ve karşılıksız acılarda boğulurken gülüşüm beni sana gittikçe bağlayan utancına sakla hüznünü, bana çirkinliğimden ve tarihimden uzak bir ölüm getir... özentisiz ve kendine hayran olmayan bir ölüm gözlerin ve sesin kadar kesin olan bir ölüm... En solgun mevsiminden geçiyor sevgi unut beni unut, belki de terk ettiğin son cehennemdir bu. Ve akşam... yoksul anıları aydınlatırken ansızın sesine vurulan kör bir kemancı kadar ince ve dokunaklı olan bu akşam başka kıyılarda güneşlenen bir alacakaranlık olsam da savruk yılların soldurduğu bedenime dokun Sesini bağışla bana dağılan hayatıma bu akşamı bağışla
__________________
ßénimLé Tanı$mak Mı İstiosun¿ Zéki OLmaLısın... ßéni YakaLamak Mı İstiosun¿ HızLı OLmaLısın... "ßén" OLmak Mı İstiosun¿ Ahuzahaha. $aka Yapıo OLmaLısın.!! Keşke Hep cOcuq KalLsaqta KaLpLerimiz Yerine DizLerimiz kanasa..! |
|
|
|
|
|
#9 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 6
![]() |
Senin sana rağmen bir yüzün var,
Herkesin ilk aşkına benzeyen, Beklemek kadar acı, anlamak kadar zor, Nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi… Yok karşılığı yüzünün… Senin sana rağmen bir yüzün var, Herkesin ilk aşkına benzeyen, Yakınlaştıkça imkânsız uçurumlar, Nedensiz hayatların o büyük acısı gibi… Yok karşılığı yüzünün… Cezmi Ersöz
__________________
KahRoLsun, bu kaLdıRım, bu nezaket, mutLuLuk diLekLeRi canım yanıyoR canım, biLdiğin gibi değiL... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#10 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 484
Tecrübe Puanı: 6
![]() |
künyeme kazıdım ölü doğmuş sevinçlerimi
................................... bak, incelirken zehirleniyorsun yavaş yavaş beni yanaşma ruhum boğuyor geceleri ................... yüreğim paslı bir sarnıç gözyaşlarının demi hala avuçlarımda sesleniyorsun sevdaların kilitlendiği manastırlardan yaşamak güçlü olmak değildir her zaman ................................ ...Cezmi Ersöz...
__________________
KahRoLsun, bu kaLdıRım, bu nezaket, mutLuLuk diLekLeRi canım yanıyoR canım, biLdiğin gibi değiL... |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Seçenekler | |
|
|