![]() |
|
|
#11 | ||||||||||||||
|
Şimal Yıldızı
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 2.194
Tecrübe Puanı: 12
![]() |
En güzel yıllarınızın, acı tatlı hatıralarınızın ortağıdır; iç çekişmelerinizin nedeni; yazılarınızın ilhamı, sohbetlerinizin konusudur.
Göz yaşlarınızda, bilinçaltınızda, kahkalarınızdadır. Korkunca saklandığınız bir sığınak, coşunca öptüğünüz bir bayrak... Sevdanız riyasız, çıkarsız, karşılıksızdır. Sınırsız ve nihayetsiz; “Ölmek var, dönmek yok”tur. Gün gelir anlarsınız; içten içe bir şeylerin kanadığını... Tutkulu sevdaların gizli hançerleri başlar parıldamaya Can Dündar
__________________
VARLA YOK ARASI KALBİNİN YARISI ATSA DEPREM SEBEBİ...
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#12 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 185
Tecrübe Puanı: 8
![]() |
Bahar, alıp başını gitmelerin mevsimidir. Sebepsiz yere bazen... Önünü ardını hesaplamadan... Hesapsız, kitapsız çekip gitmelerin mevsimidir bahar... Bir bakarsınız kekik kokulu bir nisan sabahı koparıp alıverir sizi hayattan... Çiçek açmış bir kiraz ağacının hayaliyle yollara düşersiniz. Demir alır gönlünüzün limanındaki gemiler... Açılır gidersiniz... Aradığınız belki yüzülmemiş denizlerdir, belki keşfedilmemiş sevdalar, belki hiç yazılmamış satırlar... Yüzmenin, sevmenin, yazmanın heyecanıyla coşarsınız. Dünyaya sırtınızı dönüp yürürken, o yaşanmamışlıkların izini sürersiniz kuytularda... Ve çoğu zaman kendinizle karşılaşırsınız umulmadık bir köşebaşında... Elele tutuşur yürürsünüz içindeki çocukla... O'nu büyütmekten korkarak... * * * Önünde bir nisan sağanağı varsa, geriye dönüp bakası gelmez insanın... Oysa fotoğrafları henüz tazedir dünün ayazlı gecelerinin... Kışı birlikte aştığınız dostluklar sımsıcak durur yüreğinizde... Sadakatin ve yerleşikliğin güvenli kolları huzur vaadeder ardınız sıra... Gel gör ki baharın kokusu dayanılmazdır. Ilık bir rüzgar ruhunuzdaki isyanı okşar. "Hadi sokağa" diye bağıran sirenler çalar içinizden... Derinliklerinizde tutuşturulmayı bekleyen alevler kı vılcımlanır. Kalbinizden havalanan güvercinlere şaşakalırsınız. Sanki gitmek sadakattir: kalmaksa ihanet... 100 günü aşkındır bu köşede Yeni Yüzyıl haftasonlarında birlikte olduk sizlerle... Güldük çoğu zaman ya da kızdık öfke dolu sözcüklerde... Mahzunlaştığımız da oldu, çocuklaştığımız kadar... Yeni sözler söyleme derdine düştük, eskiye sırtımızı dönmeden... Zorlu bir kışı, kırık dökük satırları ufalayıp ateşleyerek geçirdik. Yeni bir yüzyılın silueti gülümsedi siz sayfaları çevirdikçe... "Ha doğdu, ha doğacak" denilen gazete, yeni kızlar, yeni oğlanlar doğurdu yeni doğacak bir yüzyıl için... Sonra nisan geldi... Sokakta direnilmesi imkansız bir çimen kokusu... içinin bir yerinde yuvadan erken ayrılmanın, sokakta hırpalanmanın korkusu... Lakin bahara söz geçirmek ne mümkün... Bir kez çiy düşmeye görsün kış mahmuru bedenlere... ...Coşkuları dizginleyebilene aşkolsun... * * * Bu yüzden izin istiyorum sizlerden... Bu köşe (kış köşesi) baharla buharlaşıyor. Geriye bakınca hüzünleniyorum elbet... Çünkü geride güzel bir doğuma ortak olmanın tatlı heyecanı var. Ve paylaşılmış köşelerde benzer duyarlılıklar... Ve sımsıcak dostluklar... Ama önümsıra yüzülmemiş denizlerden iyot kokuları çarpıyor burnuma... Yeni Yüzyıl'ın ilham verdiği baharlar çağırıyor. Şimdi gitmek sadakattir, kalmaksa ihanet... O yüzden bir an önce kanatları takıp, uçmakta yarar var... Yeni baharlarda, yepyeni bahar şarkıları söyleyebilmek için... Hep beraber...
__________________
Tedavisi mümkün görülmeyen
Şizofren bir aşktı bizimkisi Hangi doktora gittiysek Ayrılık yazdı reçetemize Ve ekledi Hergün düzenli olarak Ölünecek |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#13 | ||||||||||||||
|
Şimal Yıldızı
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 2.194
Tecrübe Puanı: 12
![]() |
İnsanların birbirini tanıması için en iyi zaman,
ayrılmalarına en yakın zamandır" der Dostoyevski... Veda acısı, kabuğunu soyar insanın; yaldızını kazıyıp çırılçıplak ortaya serer. Birlikteliğin örttüğü tüm kusurları, ayrılık sergiler. Sanırım troyka ile Derviş için de öyle oldu. Bir ayrılık arifesinde helalleştiler ve o an hakiki tabiatlarıyla yüzleştiler. O mağrur "Birimiz hepimiz için" kan kardeşliğinin çatlaklarından, mahrem yaralar, saklı kuşkular, gemlenmez hırslar köpürdü. *** Bu siyasal boşanmada, bir ayrılık sürecinin bütün heyelanı, hüsranı, hicranı gizliydi. Gündelik hayatta da öyle değil midir? "Ölene kadar" diye söz verilmiştir, ama "ölüm yolunda" başka tercihler belirmiştir. Kararsız prensesin vicdanı azap çekerken 7 cücelerin somurtkanı "Aklını başına al" diye fısıldar kulağına; haytası ise "Kalbinin sesini dinle" diye çekiştirir eteğinden... Hep hayran bakan gözlere, hatalar takılmaya başlar. "Ama"yla biter alelade iltifat cümleleri: "Sen iyi bir insansın, ama arkadaşların kötü", "Seni seviyorum, ama bu ilişkide mutlu değilim", "Ben başka türlü bir beraberlik düşlemiştim" vs.. vs... Sonra gelsin uykusuz geceler... bir türlü karar verememeler... ruhen gidip gelmeler... "Hele biraz daha zaman geçsin" diye nikah ertelemeler... Birlikteymiş gibi yaparken, sevecek başka yüzler, yüzecek başka denizler kollamalar... "Aslında bütün bunlar bizim iyiliğimiz için"e kendini inandırmalar... *** Sonrası hep aynı: Bekleyenin "Hani sonbaharda buluşacaktık. Hazan geldi geçti, sen gelmez oldun" sızlanmaları... Bekletenin "Geliyorum az kaldı" oyalamaları... Bittiğini bile bile işi uzatmalar; söyleyemedikçe hepten batağa saplanmalar... Terke makul bir gerekçe ararken hepten çarşafa dolanmalar... Veda konuşmasında süslü iltifat cümlelerinin arasına, o cümleleri hiçleştiren mayınlar serpiştirmeler... Üzgün görünmeler... bağış dilenmeler... "...ama kaçınılmazdı" demeler... "Sözünden caydın" yakınmalarını "Sen de eski sen değilsin. Değişmişsin" diye göğüslemeler... ... asıl kendinin değiştiğini bilmezden gelmeler... Ve son sahne: Terk edenin o mahcup "Gönlüm başkasında" itirafına karşılık terk edilenin kırık çalımı: "Uğurlar olsun! Ben yoluma devam ediyorum". *** Ecevit?ten de aynı şekilde ayrılmamış mıydı Derviş? İhanetler böyledir: ilki, bir yenisine gebedir; ikincisi daha az acı verir. Ondan sonra dur durak yoktur: Güvenilmez aşık, sevdikçe kıran, gezdikçe ardında bir kırık kalpler mezarlığı bırakan biçare dervişe döner. Artık acılara hapsolmuştur: Buluşmak istedikçe ayrılacak, birleşmeye çalıştıkça parçalanacak, sonunda terk ettiklerinin "ah"ı tutup terk edildiğinde mukadder yalnızlığına kapanacaktır. CAN DÜNDAR
__________________
VARLA YOK ARASI KALBİNİN YARISI ATSA DEPREM SEBEBİ...
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#14 | |
|
Yeni Üye
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 3
Tecrübe Puanı: 0
![]() |
Alıntı:
can dündarın yazılarının hepsi güzel zaten teşekkürler ![]() |
|
|
|
|
|
|
#15 | ||||||||||||||
|
Şimal Yıldızı
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 2.194
Tecrübe Puanı: 12
![]() |
KENDİN İÇİN YAŞA
Henuz 18 ini yeni bitirmiştin, enerji ve umutla dolu hayata başlamaya hazırdın… Ne oldu? İstemediğin bir okula girdin. İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için… Sevmediğin bir bölümde senelerini harcadın…. Ayaklarını sürüye sürüye gittin derslere… Çalışmak istemedin ama yine de zorladın kendini… Güç bela bitirdin sonunda… Ne ailen, ne de arkadaşların görmedi yaptığın fedakarlığı… Alkışlamadılar seni, omuzlarının üzerine çıkarmadılar, madalya takmadılar… Enerjin çoktan tükenmeye başladı bile… Kimse bilmez nasıl kendini feda ettiğini… Ruhunu teslim ettiğini… Gençliğini tükettiğini… Şimdi iş bulman gerek… Para kazanman, araba alman, ev alman gerek….. İstemediğin bir işe girdin… Böyle olması gerekiyor diye… Sırf çevrendekiler bekliyor diye… İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için… Sabahın köründe gidiyorsun işe… Sevmediğin insanlar ile gününü harcıyorsun… Heyecan duymadığın işlerle zamanını geçiriyorsun… Yarının gelmesinden nefret ediyorsun… Sevildiğini hissettin mi peki? Ya saygı? Bitti mi insanların istekleri? Özgür müsün artık? Hayır hala özgür değilsin… Şimdi evlenmen gerek… Öyle ya yaşın geçiyor, evde mi kaldın ne? Arıyorsun etrafında uygun birisini, artık evlenmeliyim diyorsun… Acaba gerçekten istiyor musun? Sana uygun birisini buldun işte, boyu boyuna, mesleği mesleğine, parası parana göre… Peki ya kalbin? Düğününden bir gece önce sessizce itiraf ettin kendine, ya doğru kişi değilse? Belli ki hazır değildin bu evliliğe… Evlenmek için evlendin… İnsanları mutlu etmek, saygı kazanmak, sevilmek için… Mutlu oldun mu peki?kalbin heyecanla doldu mu? Akşam eve koşarak döndün mü? Sevildiğini hissettin mi? Seviştin mi tüm varlığınla? Daha evleneli bir sene dolmadı, insanlar çocuk demeye başladılar… İstedin mi gerçekten bir çocuk sahibi olmayı? Hazır mısın bir canlıyı yetiştirmeye? Söyle bana ne verebilirsin bu küçük insana? Hayatı kendi gözlerinle hiç yaşadın mı? Ne istediğini biliyor musun? Ya istemediğini? Hiç risk aldın mı? Sen hiç kendin için bir şey yaptın mı? Çocuğun bir gün sorarsa Özgürlük Nedir? Ne cevap vereceksin? Sen hiç özgürlüğü yaşadın mı? Evliliğinde problemler yaşıyorsun… Sevmediğin bir insanla cehennemi paylaşıyorsun… Boşanmak fikri kafana gelip gelip gidiyor… cesaret edemiyorsun… İnsanlar ne der diyorsun… Gene kendi duygularının üzerine bir duvar örüp başka insanlar için evliliğinde kalıyorsun…. Fedakarlığını gören biri var mı? Yaşadığın ızdırabı senin gibi yaşayan? Korkuların seni hapsetmiş, her geçen gün etrafına bir duvar daha örüyorsun. Sevilmeme korkusu, yalnız kalma korkusu, başarısız olma korkusu, saygınlığını yitirme korkusu ve daha neler neler… Hayatında hiç korkmadığın bir gün oldu mu? Cesaretle atıldın mı hiç, ya bilmediğin bir dünyaya girdin mi? Sevilmemeyi göze aldın mı hiç? Gülünç duruma düştün mü? Ağladın mı doyasıya, insanlara aldırmadan? Acı çektin mi hiç, hani öleceğini düşünecek kadar… Ve iyileşmeyi başarabildin mi hiç? Yaş erdi kemale diyorsun, bu saatten sonra benden ne köy olur ne kılavuz. Umutların tükenmiş, hayallerin yıkılmış… Koca bir ömür başka insanların kontrolü altında geçip gitmiş. Alışmışsın artık bu düzene, artık istesemde çıkamam diyorsun… Ve gene kendin için bir şeyler yapmaktan vazgeçiyorsun… Ne olurdu istediğin okula gitseydin… Kim ne derse desin, ressamolsaydın… Müzisyen, Arkeolog, Sanatçı, Sporcu olsaydın… Hayattaki büyük adımları ancak hazır olduğunda sen istediğin için atsaydın… Ne olurdu biraz risk alsaydın? Biraz kendine güvenseydin? Biraz kendine inansaydın? Ne olurdu seni çepeçevre saran zincileri kırıp, önünde ki duvarları aşıp, kendin olabilmeyi başarsaydın? Kim ne diyebilirdi sana? Gene kimse madalya takmazdı, gene kimse alkışlamazdı, gene kimse seni omuzlarının üzerine çıkarmazdı… Ama sen kendine saygı duyardın! Haydi şu anda şu dakika bir daha bak hayatına… Bu sefer kendin için bir şeyler yap… Bırak insanlar sevmesin seni, bırak senin mutsuzluğundan mutlu olmayıversinler, bırak takdir etmesinler, onaylamasınlar, bırak dedikodunu yapsınlar, itiraz etsinler… Hayatında bir kere olsun bu riski al! İstediğin mesleği yap… Zevk al ürettiğin işten… Uçarak git işine… Keyif al birlikte çalıştığın insanlardan… Yaşamını kendin SEÇ ve MUTLU OL seçtiğin bu yaşamdan… İstediğin insan ile istediğin zamanda evlen… İster 20 inde ol, ister 50inde… Senden başka kim bilir doğru insanın kim olduğunu ve doğru zamanın ne zaman olduğunu? Dinleme başkalarını… Evlenmek için hiç bir zaman geç sayılmaz… Ve hatta istiyorsan asla evlenme… Bu yaşam senin, ve ızdırabını da, mutluluğunu da yaşayan tek sensin…. İstediğin zaman çocuk yap… Kendini hazır hissettiğinde, yaşama bir canlı getirmek istediğinde ve o çocuğa verecek bir şeylerin olduğunda… Ve hatta istemezsen hiç çocuk yapma… İstiyorsan başka bir şehre taşın, başka bir ülkeye, başka bir kıtaya… Mecbur değilsin bu şehire tıkılıp kalmaya… İstiyorsan yeniden okula başla, yeni bir meslek, yeni bir hayat, yeni ben diyerek kendin için yaşa… Şimdi soruyorum sana… Ne zaman kendin için bir şeyler yapacaksın? CAN DÜNDAR
__________________
VARLA YOK ARASI KALBİNİN YARISI ATSA DEPREM SEBEBİ...
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#16 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 180
Tecrübe Puanı: 4
![]() |
çok hoş ve güzel şiire tşk.
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#17 | ||||||||||||||
|
Moderatör
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 1.734
Tecrübe Puanı: 11
![]() |
çok güğzel şiirleri var gerçekten..teşekkrler
![]()
__________________
forumpaylaşım çirkin ördek yavrusu oumar To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts. |
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
|
|
#18 | ||||||||||||||
|
Tecrübeli Üye
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 111
Tecrübe Puanı: 4
![]() |
Çok güzel hepsi teşekkürler
|
||||||||||||||
|
|
|
||||||||||||||
![]() |
| Seçenekler | |
|
|