ForumPaylas.net
 

Geri git   ForumPaylas.net > Edebiyat ve Sanat > Şairler ve Şiirleri
Şifremi Unuttum? Üye Ol!

Magazin



Cevapla
 
Seçenekler
Alt 11.04.08   #1
Tecrübeli Üye
Points: 2.762, Level: 21
Points: 2.762, Level: 21 Points: 2.762, Level: 21 Points: 2.762, Level: 21
Activity: 0%
Activity: 0% Activity: 0% Activity: 0%
 
yanardagli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 185
Tecrübe Puanı: 8 yanardagli will become famous soon enough
Standart Can Dündar



Aç Gözlerini

En sevdiğin elbiseni giydim
Bu gece kokunu sürdüm
Solgun yüzünü okşadım
Sessizce saçlarından öptüm
Yazdığın mektupları okudum
Kana kana su içer gibi
Plaklarını çaldım ah!
En çok o şarkıda özledim seni.

Issızlık kapıyı çaldı, açmaya korktum
gece yarısı
Şehir uykuya daldı, baktım dışarıya
katran karası
Rüzgar telaşla kokunu getirdi bana
aldım koynuma
Buseni hafızamdan koparıp
iliştirdim dudaklarıma
Üşüdüm karanlıkta
Tenine dokundum hissetsin diye
Aç gözlerini

Erguvanlarına su verdim
İçerken benimle konuştular
Yastığını okşadım, kokladım
Anılar uçuştular
Soluğun saçlarımı yaladı sanki yine
bir meltem gibi
Teninin kokusu karıştı kokuma
Yakıştılar

Boğuldum karanlıkta
Yanı başımdasın benden çok
uzaklarda
Ellerimi tut dokun bana
Aç gözlerini.

Attım kendimi caddelere
Yeşil ceketin sardı beni
Yürüdüm üstüne karanlığın korkusuz
Tuttum ellerini.



yanardagli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.04.08   #2
Tecrübeli Üye
Points: 2.762, Level: 21
Points: 2.762, Level: 21 Points: 2.762, Level: 21 Points: 2.762, Level: 21
Activity: 0%
Activity: 0% Activity: 0% Activity: 0%
 
yanardagli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 185
Tecrübe Puanı: 8 yanardagli will become famous soon enough
Standart Bavulları Hep Toplu Durmalı İnsanın

Bavulları Hep Toplu Durmalı İnsanın


Final zamanı yaklaştı ve ardından Mersin’e yolculuk var. İşin içinde ayrılık var. Bu şiiri paylaşmak istedim..

Bavulları hep toplu durmali insanın
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli
Ihanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırıklı olmalı
Yalnızlığa alışmalı
Çünkü “omuz omuza” günlerin vakti geçti.
Dayanışma, günümüzün borsasinin değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık
Bireyin keşif çağı, geride kırık dökük yalnızlılklar bıraktı.
Terörün bile bireyselleştiği çağdayız.
Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil;
Zaman, tek basina dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır
Işte o yüzden alışmalı yalnızlığa…

Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerde başını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli
Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı
Romanlardan, yalnızlığa yücelten paragraflar aşmalı evin en görünür duvarlarına
“Yalnızlık paylaşılmaz/Paylaşılsa yalnızlık olmaz”
Dizeleriyle başlamalı güne
Telesekretere “Şu anda size cevap verebilecek kimse yok! ” denmeli,
“Belkide hiç olmayacak…” cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı
Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.
Haklılığın onuru yaşatır insanı
Susmanin utancı öldürür
O yüzden en sessiz gecelerde “Doğruydu, yaptım” la teselli bulmalı insan.
Feryada komşuların yetişmemesine,
Soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı
Kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı
Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye,
Kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacak kadar gözüpek olabilmeli
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli.

Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan,
Yollarla barışmalı…
Yalnızlığa alışmalı…





yanardagli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.04.08   #3
Şimal Yıldızı
Points: 8.956, Level: 40
Points: 8.956, Level: 40 Points: 8.956, Level: 40 Points: 8.956, Level: 40
Activity: 0%
Activity: 0% Activity: 0% Activity: 0%
 
DoğalGüzellik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 2.194
Tecrübe Puanı: 12 DoğalGüzellik will become famous soon enough
Standart



Alıntı:
yanardagli´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bavulları Hep Toplu Durmalı İnsanın


Final zamanı yaklaştı ve ardından Mersin’e yolculuk var. İşin içinde ayrılık var. Bu şiiri paylaşmak istedim..

Bavulları hep toplu durmali insanın
Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vazgeçmeli
Ihanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırıklı olmalı
Yalnızlığa alışmalı
Çünkü “omuz omuza” günlerin vakti geçti.
Dayanışma, günümüzün borsasinin değer kaybeden hisse senetlerinden biri artık
Bireyin keşif çağı, geride kırık dökük yalnızlılklar bıraktı.
Terörün bile bireyselleştiği çağdayız.
Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil;
Zaman, tek basina dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır
Işte o yüzden alışmalı yalnızlığa…

Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşılan gecelerde başını dayayacak bir omuz arama huylarından vazgeçmeli
Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı
Romanlardan, yalnızlığa yücelten paragraflar aşmalı evin en görünür duvarlarına
“Yalnızlık paylaşılmaz/Paylaşılsa yalnızlık olmaz”
Dizeleriyle başlamalı güne
Telesekretere “Şu anda size cevap verebilecek kimse yok! ” denmeli,
“Belkide hiç olmayacak…” cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı
Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.
Haklılığın onuru yaşatır insanı
Susmanin utancı öldürür
O yüzden en sessiz gecelerde “Doğruydu, yaptım” la teselli bulmalı insan.
Feryada komşuların yetişmemesine,
Soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı
Kendiyle hesaplaşmaya çalışmalı
Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye,
Kendiyle hüzünlenip, kendiyle keyiflenmeye hazır olmalı
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacak kadar gözüpek olabilmeli
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli.

Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan,
Yollarla barışmalı…
Yalnızlığa alışmalı…
teşekkürler bugün okuduğum en güzel yazıydı....



__________________
VARLA YOK ARASI

KALBİNİN YARISI ATSA DEPREM SEBEBİ...
DoğalGüzellik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12.04.08   #4
Şimal Yıldızı
Points: 8.956, Level: 40
Points: 8.956, Level: 40 Points: 8.956, Level: 40 Points: 8.956, Level: 40
Activity: 0%
Activity: 0% Activity: 0% Activity: 0%
 
DoğalGüzellik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 2.194
Tecrübe Puanı: 12 DoğalGüzellik will become famous soon enough
Standart



Kedilerle ilgili bu durumu yeni ögrenmistim:

Normalde sokak kedisi kendini saldirgan köpeklere karsi koruyabilirmis. Bu direnci kiran tek sey neymis biliyor musunuz: Sevgi...Insanoglu, eger bir sokak kedisinin basini oksar ve ona sefkat gösterirse kedicik kendisinin koruma altinda oldugunu zanneder ve sivri tirnaklarini içeri çekermis. Ve vahsi köpeklerin azgin dislerini girtlaklarinda veya itlaf ekiplerinin zehirli etlerini midesinde bulurmus.

Küçücük bir dokunusta gardi düsen ve ölümcül yaralara açik hale gelen sarmanlarin kaderinde kendi ask hayatimizin hülasasini buldum.Biz de Eros'un sefkatine siginip, sevdalaninca en mahrem zaaflarimizi elevermiyor muyuz?

Yillar yili ardina sigindigimiz barikatlarin anahtarini gönüllü teslim edip, tirnaklarimizi içeri çekmiyormuyuz?

Sevginin bizi kollayacagina,sarip sarmalayacagina dair ön kabulümüz yüzünden koruma duvarlarimizi gönüllü kaldirip, yaralarimizi açik hale getirmiyor muyuz? Sonra ne oluyor? Sevdamiz en büyük zaafimiza dönüsüyor.

Saçimizi oksayan elin bizi ilelebet kollayacagina inaniyor, tatli sözlere kaniyoruz. Taklalar atip, cilveler yapiyoruz. Ve en ummadigimiz anda, en korunaksiz halimizle yakalaniyoruz askin hoyrat yüzüne... Sefkatimiz katilimiz oluyor.

Ders almak mi? Ne münasebet!.. Daha son ihanetin yarasi kabuk baglamadan, yeni yaralar için araliyoruz kalbimizin kapilarini... zavalli bir kedi yavrusundan farkimiz yok askin karsisinda...

Boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sicak dokunusta çocukça uysallasip, her hayalkirikliginda "köpek gibi" pisman olarak, her terkediste aci çekip her dönüste biraz daha kanayarak, kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak, "Bir daha asla"larla "Daima"lar arasinda yalpalayarak yara bere içinde yasiyoruz.

O yüzden "Melek"ler, içe kivrik patilerle gömülüyor. Ve hayata "Seytan"lar hükmediyor. Belki de en iyisi kuyrugu her daim dik tutmaktir...

Sefkate kanmis mefta bir ev kedisi olmaktansa, gardini almis hayatta bir sokak kedisi kalmak daha iyidir
.

Can Dündar



__________________
VARLA YOK ARASI

KALBİNİN YARISI ATSA DEPREM SEBEBİ...
DoğalGüzellik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12.04.08   #5
Tecrübeli Üye
Points: 2.762, Level: 21
Points: 2.762, Level: 21 Points: 2.762, Level: 21 Points: 2.762, Level: 21
Activity: 0%
Activity: 0% Activity: 0% Activity: 0%
 
yanardagli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 185
Tecrübe Puanı: 8 yanardagli will become famous soon enough
Standart

Alıntı:
DoğalGüzellik´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kedilerle ilgili bu durumu yeni ögrenmistim:

Normalde sokak kedisi kendini saldirgan köpeklere karsi koruyabilirmis. Bu direnci kiran tek sey neymis biliyor musunuz: Sevgi...Insanoglu, eger bir sokak kedisinin basini oksar ve ona sefkat gösterirse kedicik kendisinin koruma altinda oldugunu zanneder ve sivri tirnaklarini içeri çekermis. Ve vahsi köpeklerin azgin dislerini girtlaklarinda veya itlaf ekiplerinin zehirli etlerini midesinde bulurmus.

Küçücük bir dokunusta gardi düsen ve ölümcül yaralara açik hale gelen sarmanlarin kaderinde kendi ask hayatimizin hülasasini buldum.Biz de Eros'un sefkatine siginip, sevdalaninca en mahrem zaaflarimizi elevermiyor muyuz?

Yillar yili ardina sigindigimiz barikatlarin anahtarini gönüllü teslim edip, tirnaklarimizi içeri çekmiyormuyuz?

Sevginin bizi kollayacagina,sarip sarmalayacagina dair ön kabulümüz yüzünden koruma duvarlarimizi gönüllü kaldirip, yaralarimizi açik hale getirmiyor muyuz? Sonra ne oluyor? Sevdamiz en büyük zaafimiza dönüsüyor.

Saçimizi oksayan elin bizi ilelebet kollayacagina inaniyor, tatli sözlere kaniyoruz. Taklalar atip, cilveler yapiyoruz. Ve en ummadigimiz anda, en korunaksiz halimizle yakalaniyoruz askin hoyrat yüzüne... Sefkatimiz katilimiz oluyor.

Ders almak mi? Ne münasebet!.. Daha son ihanetin yarasi kabuk baglamadan, yeni yaralar için araliyoruz kalbimizin kapilarini... zavalli bir kedi yavrusundan farkimiz yok askin karsisinda...

Boynumuzda, kalbimizde pençe pençe darbe izleriyle, her sicak dokunusta çocukça uysallasip, her hayalkirikliginda "köpek gibi" pisman olarak, her terkediste aci çekip her dönüste biraz daha kanayarak, kanayan yerlerimizi kediler gibi dilimizle yalayarak, "Bir daha asla"larla "Daima"lar arasinda yalpalayarak yara bere içinde yasiyoruz.

O yüzden "Melek"ler, içe kivrik patilerle gömülüyor. Ve hayata "Seytan"lar hükmediyor. Belki de en iyisi kuyrugu her daim dik tutmaktir...

Sefkate kanmis mefta bir ev kedisi olmaktansa, gardini almis hayatta bir sokak kedisi kalmak daha iyidir
.

Can Dündar

uyuşamayız seninle yollarımız ayrı;
sen ciğercinin kedisi ben sokak kedisi;
senin yiyeceğin kalaylı kapta;
benimki aslan ağzında;
sen aşk rüyaları görürsün, ben kemik
ama seninki de kolay değil, kardeşim;
kolay değil hani;
böyle kuyruk sallamak tanrının günü.



yanardagli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14.04.08   #6
Banned
 

Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 335
Tecrübe Puanı: 0 rapTurk is on a distinguished road
Standart

ÖyLeSiNe BiR MeKTuP


Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.


Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu,diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?


Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.


Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.


Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Yapış yapış, vıcık vıcık bir yalnızlık bu. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.

Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başı içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.


Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.


"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum da.

Neler yazmışım diye merakımdan.

Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.

Can DÜNDAR



rapTurk isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 14.04.08   #7
SüperModeratör
Points: 14.192, Level: 51
Points: 14.192, Level: 51 Points: 14.192, Level: 51 Points: 14.192, Level: 51
Activity: 5%
Activity: 5% Activity: 5% Activity: 5%
 
LavantaFruze - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
CrashDown Champion!
Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 3.810
Tecrübe Puanı: 13 LavantaFruze will become famous soon enough
Standart düş gücü(çanta)

Genç yönetmen yeni filmi için yüzü düzgün, kamera karşısında rahat,düş gücü gelişkin bir kadın oyuncu arıyordu. Gazeteye ilan vererek adayları davet etmişti. Gün boyu peş peşe girdiği mülakatlardan yorgundu. O, kendine yeni bir kahve koyarken, sıradaki oyuncu adayını içeri aldılar.Alımlı genç kız, yüzünde meraklı bir tebessümle deneme kamerasının karşısına oturdu ve yönetmenle sohbete başladı. Adı Emile Muller'di. Kısa hasbıhalden sonra yönetmen değişik bir şey denemiş olmak için "Çantanızı açıp bana içindekileri birer birer anlatır mısınız?" dedi. Genç kız arkadaki çantaya uzandı. Fermuarını açtı. Önce eline gelen iri kırmızı elmayı çıkarıp anlattı: "Bu elmayı sabah tezgah başında meyvelerini parlatırken gördüğüm manav hediye etti. Çok iştahlı bakmış olmalıyım." Sonra bir kitap çıkardı. Henüz kitabın ilk sayfalarında olduğunu ve okuduğu satırlardan çok etkilendiğini anlattı. Romanın baş kahramanının dalaverelerinden söz etti. Ardından bir gazete çıkardı:İş aranıyor ilanını orada okumuştu. Listede, başvuracağı başka işler de vardı. Sonra makyaj çantası, ajandası ve not defteri... Yönetmen, bu sonuncudan rasgele bir sayfa çevirip okumasını isteyince defteri açıp mahcup bir edayla okudu genç kız... Özel duygulardı okudukları...Derken çantanın gizli bölmesine attı elini... Oradan iki fotoğraf çıkardı. Biri uyuyan genç bir adam fotoğrafıydı: "Sevgilim" diye açıkladı: "Fotoğraf çektirmeyi hiç sevmez de... Ancak uykudayken çekebiliyorum fotoğrafını..." İkinci fotoğrafın annesinin evlenmeden önceki hali olduğunu söyledi. O halini şimdikinden daha çok seviyordu. Genç kızın, çantadan çıkarıp büyük doğallıkla anlattığı her bir nesne, bir yap bozun parçaları gibi onun hayatından kesitler sunuyordu. Bu oyun, 15 dakika kadar sürdü. Sonunda yönetmen Emile'e teşekkür etti. Çıkarken kapıdaki görevliye telefonunu bırakmasını söyledi. "Arkadaşlar gelecek hafta sizi arar" dedi. Emile çıkarken, yönetmenin asistanı girdi içeri... Dışarıda bekleyen daha pek çok aday vardı. Yönetmen gerindi. Kısa bir mola vermek istediğini söyledi. Hala aradığını bulamamıştı. Yeni bir kahve doldururken karşısındaki sandalyeye asılı çantaya ilişti gözü... Biraz önce içindekilerin birer birer anlatıldığı çantaydı bu... Telaşla asistanını uyardı: "Giden kız çantasını unutmuş, hemen koşup yetiştirsene..." Asistan kız sandalyeye baktı ve "Yoo... O benim çantam" dedi. Yönetmen, koltuğundan ok gibi fırlayıp kapıya seğirtti. Aradığı oyuncuyu bulmuştu. 20 dakikalık bu siyah - beyaz Fransız filmini geçen hafta, 10. Avrupa Filmleri Festivali'nde izledim. Kısa filmin adı, filmdeki kızın adıydı: "Emile Muller" Yönetmeni:Yvon Marciano...Konusu:"Hiçbir güç, düş gücü kadar güçlü değildir." CAN DÜNDAR



__________________
Havalar nasıl olursa olsun; SİZİN HAVANIZ HEP İYİ OLSUN
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.



[right]
LavantaFruze isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.04.08   #8
SüperModeratör
Points: 8.508, Level: 39
Points: 8.508, Level: 39 Points: 8.508, Level: 39 Points: 8.508, Level: 39
Activity: 29%
Activity: 29% Activity: 29% Activity: 29%
 
azade - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Standart

vay be can dündar rüzgarı esiyor burda evet bende paylaşmak isterdim ama bugün okumak geldi içimden okudum ve lezzet aldım teşekkürler



__________________
Dünya bir gündür... O da bugündür... Rabbim, dönüş yalnız Sana'dır...

Bugünü düşünürüm, dün geçti yarın var mı?
gençliğime de güvenmem, ölen hep ihtiyar mı?
azade isimli Üye şuanda  online konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 15.04.08   #9
Uzman Üye
Points: 4.463, Level: 28
Points: 4.463, Level: 28 Points: 4.463, Level: 28 Points: 4.463, Level: 28
Activity: 11%
Activity: 11% Activity: 11% Activity: 11%
 
#busra# - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ed, Edd, Eddy Champion!
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 3.893
Tecrübe Puanı: 12 #busra# is on a distinguished road
Standart

ben çok sevdim bu adamı bir anda
kediler bavullar fln



__________________
AyAğIndA kOt PaNtOLoN
eLiNdE şİşE
kIzIm ErkEksEn
AyaKtA işE



“I’m the girl your parents warned you about!
To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.

To view links or images in signatures your post count must be 10 or greater. You currently have 0 posts.
#busra# isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.04.08   #10
Şimal Yıldızı
Points: 8.956, Level: 40
Points: 8.956, Level: 40 Points: 8.956, Level: 40 Points: 8.956, Level: 40
Activity: 0%
Activity: 0% Activity: 0% Activity: 0%
 
DoğalGüzellik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Feb 2008
Mesajlar: 2.194
Tecrübe Puanı: 12 DoğalGüzellik will become famous soon enough
Standart

Ne zaman kimi vuracagini asla bilemezsiniz.

Gece yarisi aniden, dipten yukselen coskulu bir dalga gibi kabarir içinizde.

Toprak ayaginizin altindan kayiyor gibi olur ve en hazirliksiz oldugunuz anda bütün siddetiyle vurur.

Sarsilir, neye ugradiginizi sasirirsiniz.

Heyecan,korku, kararsizlik, cesaret, aci, ofke,huzun,merhamet, siddet kaplar bir anda dunyanizi. Es dost yardima kossa da kolay toparlanamazsin.

Bittiginde agir bir enkaz birakir geride.

Daha kotusu, "tamamen bitti" sandiginiz sarsinti, hafif bir siddette artci soklar halinde yillarca surebilir.

Kalbinizdeki kirik hat ara sira yoklar yeniden...


Can Dündar



__________________
VARLA YOK ARASI

KALBİNİN YARISI ATSA DEPREM SEBEBİ...
DoğalGüzellik isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:38 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.


| Magazin | Oyun | Abdera | SiberDost.com | Forum |


Inactive Reminders By Icora Web Design

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226