ForumPaylas.net
 

Geri git   ForumPaylas.net > Genel Kültür ve Bilim > Tarih
Şifremi Unuttum? Üye Ol!

Magazin



Cevapla
 
Seçenekler
Alt 12.10.08   #1
Uzman Üye
Points: 2.781, Level: 21
Points: 2.781, Level: 21 Points: 2.781, Level: 21 Points: 2.781, Level: 21
Activity: 45%
Activity: 45% Activity: 45% Activity: 45%
 
Tofita - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 

Üyelik tarihi: Oct 2008
Mesajlar: 1.258
Tecrübe Puanı: 3 Tofita is on a distinguished road
Standart İstanbul’u Sen Fethedeceksin!



Fatih’i fatih yapan çevresidir 'İstanbul’u sen fethedeceksin!'


Edirne’deki sarayında bir beşiğin başında dua eden evliya şöyle konuştu: “İstanbul’un alınışını sen göremeyeceksin Sultanım.. Ben de göremeyeceğim ama bu beşikteki şehzade görecek... Bir de bizim bu Köse görecek...” Konuşan Hacı Bayram-ı Veli hazretleriydi. “Bizim Köse” dediği ise ilerideki yılların en önemli âlimlerinden biri olacak Akşemseddin’di. Beşikteki minik şehzadeyi ise söylemeye herhalde gerek yok.
İnatçı, bildiğinden şaşmayan, deha derecesinde zekaya sahip bir çocuk olduğu bilinen Şehzade Mehmet’in eğitimi ile dönemin en ünlü alimleri özellikle Molla Gürani Hazretleri ilgilenmiştir. Sultan İkinci Murad’ın eğitim konusundaki titizliği ve Molla Gürani’ye gösterdiği büyük hürmetin neticesi olarak 11 yaşında bu kıymetli alimin eline verilmesi, elmas fıtratlı minik Mehmed’in kısa sürede “Fatih” olmasına vesile olmuştur. Ve burada “ciddiyet” en önemli faktördür. Molla Gürani’nin haşarı bir çocuk olan şehzadeyi disipline sokmak için bir keresinde falakaya bile yatırdığı, hadiseyi duyan İkinci Murat’ın da hiçbir müdahalede bulunmadığı bilinmektedir. İkinci Murat, Hacı Bayram-ı Veli’ye şöyle demiş: “Bu şehzademe İstanbul’u bırakmak isterim. Dedem Mehmet Çelebi bir defa, büyük dedem Yıldırım Beyazıt iki defa denedi. Ben de iki kez uğraştım, olmadı. Gönül ver de bu şehri alalım.” demiş... Evliya biraz düşündükten sonra cevap vermiş:

“Sultanım, bu şehri sen de ben de göremeyeceğiz. Ama beşikteki şehzade alacak, bizim Köse de görecek..” Beşikteki şehzade Fatih’tir... Evliya’nın “Köse..” diye tarif ettiği de o günlerin genç medrese hocası, fetih yıllarının büyük alimi Akşemseddin’dir. Hacı Bayram-ı Veli’nin kerameti çok değil, yirmi yıl sonra gerçekleşecektir. Genç padişah fethedilen şehre at üstünde “fatih” olarak girerken yanında yürüyen başka bir atın üzerinde de kerametteki “Köse” yani Akşemseddin oturmaktadır.

Fatih’in çocukluğu ile ilgili anekdotlar, İstanbul’un fethi fikrinin küçük şehzadenin dimağına nasıl yerleştiğini anlamamıza yardım eder. Dönemin tarihçilerine göre İkinci Murad bu şehzadesi ile ne zaman sohbet etse, bebekliğinde geçen bu olayı anlatıp adeta onu hedefe doğru kilitlenmesi için şartlandırmış. Fetih aşkı, minik şehzadenin oyunlarına bile yansımış. 2. Mehmed’deki, İstanbul’u fethetme iştiyakını körükleyen “İstanbul, bir gün fetholunacaktır. Onu fetheden asker ne güzel asker, onu fetheden komutan ne güzel komutandır.” hadisidir. (“Le-tüftehanne’l Kostantınıyyete fe-le-ni’mel-emîru emîruhâ ve le-ni’mel-ceyşü zâlik’el ceyş”) Ayrıca ecdadının 5 kez deneyip de başaramadığı fetih hadisesi artık onun için bir manevi borç hükmündedir.


Fetih, 857 yıllık bir “ideal” idi

İstanbul’u fethetmek için dile kolay tam 857 yıl boyunca İslam orduları çaba sarf etti. Diğerleri başaramadılar belki; ama hiç olmazsa o yolda yürüdüler. Fethe ve Efendimiz’in kutlu müjdesine nail olmak Osmanoğulları’na ve bizim milletimize nasip oldu. Efendimiz’in müjdesine nail olma duygusu, asırlar boyunca dedelerimizin destanlarında, analarımızın ninnilerinde hep bir “kızıl elma” olarak yer aldı. Osman Gazi’ye ait olduğu kayıtlı olan bir şiirde bu duygu şu şekilde dile getirilir:

Kurt olup, gel gir sürüye
Aslan ol, bakma geriye
Çar edüp, haydi çeriye
Dil geçidini hisar yap

Osman Ertuğrul oğlusun,
Oğuz-Karahan neslisin,
Hakk’ın bir kemter kulusun
İstanbul’u aç gülzar yap!


Fethin maddi boyutu


İstanbul’un fethinin maddi boyutunu anlatmak için ciltlerle kitap yazılmış, yine de yeterli olmamıştır. En başta çok kısa sürede inşa edilen Rumeli Hisarı’nın muhteşemliği, Haliç’e girilemeyince gemilerin Kabataş’tan Kasımpaşa’ya karadan yürütülmesi, o döneme ait en son teknoloji ürünü Şâhî adlı topların döktürülmesi başta gelen konular arasındadır. İstanbul’un fethi sırasında şehir içindeki çatışmalar sırasında şehit olan sekbanlar ve yeniçeriler Fatih’in emriyle bulundukları yere defnedilmiş, bu defin işlemi günlerce sürmüş, bittiğinde İstanbul bir anda bu manevi atmosferle bir İslam şehri haline dönüşüvermiştir. Bugüne kadar varlığını koruyan ve sokak aralarında muhafaza edilen minik şehitlikler ya da kabirler fethin yadigarı olmaya devam ediyor.




Tofita isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
fethedeceksin!, istanbul’u

Seçenekler

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 06:42 .


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.


| Magazin | Oyun | Abdera | SiberDost.com | Forum |


Inactive Reminders By Icora Web Design

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226